Olgun ve kız

Eğer yeni bir bebeğiniz olacak ve bebeğin kız mı erkek mi olduğu belli oldu ise, bebeğiniz için güzel bir çocuk ismi arıyorsanız hemen altta yer alan en güzel bebek isimleri arasından seçiminizi yapabilirsiniz. Bunlar olabildiğince çocuklara az konulmuş (az kullanılan) isimler arasından seçilmiştir. İstanbul Erkek Arayan Dul Bayanlar. İstanbul güzel, olgun kız arkadaş, sevgili, bayan arkadaş arama ve bulma siteleri, türbanlı, kapalı evlenmiş boşanmış orta yaşlı olgun ve zengin kadınlarla bedava sohbet siteleri, İstanbul erkek arayan, sevgili arayan, evlenmek isteyen genç ve güzel kızlar gibi bir çok aramızı bu site üzerinde gerçekleştirebiliyorsunuz. Olgun erkeklerin genç kızlara bakışını pek fazla yorumlayamasam da bu zamanda genç kızların olgun erkek merakını gözlemliyorum. Evet yaşça ve ruhen olgun adam kadını her anlamda mutlu edebilir fakat kadına burada çok büyük pay düşüyor. Dul Bayan ve Kız numaraları ... ismim Tugay Çeçen yaş 22 boy 1.75 kilo 65 olgun bayanlar tercihimdir bu numarayı aramanız yeterli. harun 3 Eylül 2018 Yanıtla. merhaba ben harun 35 40 yas bayanlarla arkadas olmak istyorum derdim evlik degıl arkadas olmak olgun bayanlar şehir fark etmez whsaap ardesim 0530 774 7025. Am Sikiş. dar amcıklı güzel fahişeyle sex yapma. 3 sene önce 1554 izlenme. adam latin sexsi güzel kıza götten vericek. 3 sene önce 1429 izlenme. azmış güzel kıza eleman amından sokuyor. 3 sene önce 1317 izlenme. azmış kadını adam banyoda becericek. 3 sene önce 1393 izlenme. Olgun ve dul bayanların, erkek arayan kadınların ve kızların cep telefonuna WhatsApp sohbet numaralarını arayan insanlar sitemizi daha yoğun ve daha bir şekilde ziyaret etmeye başladılar. Biz de bu nedenle bir gün sitemiz içerisinde ücretsiz bayan ve kız numaraları adı altında bir kategori oluşturduk. Olgun kız ve çocuksu kız? Gizli Üye. Takip Et. Facebook. Twitter. 0 0. bu konuda erkeklerin düşüncelerini çok merak ediyorum. nerede etrafımda 'çoluk çocuk' olarak nitelendirilebilecek bir kız görsem erkekler çok fazla ilgileniyorlar. olgun kızları hep daha yalnız görürüm, tabii bahsettiğim olgunluk sürekli ciddi olmak ... Hasta, Hemşire ve Doktor. 10 dakika önce. Turkhub. Videoya git. Türkçe Altyazılı ... Olgun Kaynanam. Videoya git. 1 hafta önce. Türkçe Altyazılı ... Türbanlı Kız Kardeşini Sikerken Babası Kemerle Geliyor. Videoya git. 3 hafta önce. Türkçe Altyazılı ... Evlenmek İstiyorum , Koca Arayan Dul Olgun Bayanlar ve Eş Arayan Kızlar ile Görüntülü Canlı ve Anlık Sohbet Etmek istiyorum diyen Arkadaşlarımız da , sitemizi Kullanabilir. Whatsapp Bayan ve Kız Cep Telefon Numaraları Arayanlar da , Sitemizde Şansını Değerlendirebilir. Ciddi ve İslami Evlilik Arayan Üniversiteli Kızlar , İş Adamları , Zengin ve Fakir Bayanlar , Olgun Kadınlar ve Çok daha Fazlasını İstanbul , Ankara , İzmir , Bursa , Adana , Antalya , Konya , Diyarbakır , Gaziantep ve Bir çok Şehirden Giriş sağlayan Bay ve Bayanlarla Tamamen Bedava Anlık ve Canlı Olarak Sohbet Etme ...

(Kuram) Jon Snow Hayalet’i Nasıl Buldu?

2020.09.20 11:20 griljedi (Kuram) Jon Snow Hayalet’i Nasıl Buldu?

(Kuram) Jon Snow Hayalet’i Nasıl Buldu?

https://preview.redd.it/s1lvqcsss9o51.png?width=1280&format=png&auto=webp&s=69f3fc3767185650e0b544d139db95acf639cea1
ASOIAF Youtuber Talking Thrones’un “The Real Reason Jon Snow Found Ghost” isimli videosunu izlediğimde genel olarak hoşuma gitti, çevirmek bugüne kısmetmiş. Her zaman ki gibi kendi cümlelerim, yorumlarım ve eklemelerimle yazıyı hazırlıyorum.
Bildiğimiz gibi Bran I POV’da ölü bir ulu kurt ve beş yavru bulunmuştu; üç erkek, iki dişi. Bunlar Ned Stark’ın beş meşru evladının sayısına ve cinsiyetlerine denk geliyordu. Lord Stark ilk başta yavruları istemese de Jon’un ikna becerisiyle Ned ikna edildi ve çocuklar kurtları aldı. Ortalıkta Jon için bir kurt yoktu. Herkes atlara binip köprüye kadar atlarını sürdüklerinde Jon bir anda atını durdurdu.
Atlarına binip yola çıktıklarında, Bran zaferin şekerli tadını ağzında hissediyordu. Yavru kurdunu kıyafetindeki deri katlarının arasında sarmalamış, sıcak bedenine yaslamış, yolculuk için güvene almıştı. Şimdi yavrusuna ne isim vereceğini düşünüyordu.
Köprünün yarısına geldiklerinde Jon aniden durdu.
"Ne oldu Jon?" diye sordu babası.
"Duymuyor musunuz?"
Bran ağaçları sallayan rüzgârı, demir ağacından yapılmış köprüye vuran nal seslerini, aç yavrudan gelen gurultuları duyuyordu ama Jon bambaşka bir şeyi dinliyor gibiydi.
"İşte!" dedi Jon. Hemen atını çevirdi ve tam ters istikamete, köprünün başına doğru koşturdu. Ölü ulu kurdun olduğu yerde atından inip yere çöktü. Bir an sonra, yüzünde bir gülümsemeyle, kafileye doğru geliyordu.
"Diğer yavrulardan uzakta kalmış olmalı," dedi Jon.
"Ya da uzağa bırakılmış," dedi babaları altıncı yavruya bakarken. Bu yavrunun tüyleri bembeyazdı. Gözleri kan kadar kırmızıydı. Bran, diğer yavruların gözleri henüz açılmamışken, bu beyaz yavrunun gözlerinin neden açık olduğunu merak etti.
"Bu bir albino," dedi Theon Greyjoy. Eğleniyor gibiydi. "Bu enik diğerlerinden de önce can verir."
Jon Kar babasının himayesindeki çocuğa uzun ve soğuk bir bakışla cevap verdi. "Ben senin gibi düşünmüyorum Greyjoy," dedi. "Bu yavru benim."
Burada dikkat çeken ilk şey, Jon Snow ve diğerleri 6. yavruyu ilk başta göremiyor çünkü yavru, diğerleriyle beraber değil. Kurt, muhtemelen sürünerek diğerlerinden ayrıldı, yahut Ned’in söylediği gibi “bırakılmış” dahi olabilir. Yani eğer bu yavru kurt, aslında başka bir kurttan doğmuşsa ve buraya bir başkası tarafından (diğer kurtları gönderen) kastten bırakıldıysa, tamam ama hepsi aynı kurttan doğdu ise bırakılma şansı olduğunu sanmıyorum ama burada Ned’in ağzından GRRM’in Jon’un kimliğine de gönderme yapıldığını düşünüyorum. Jon’un ebeveynleri ile ilgili gerçeği göz önüne aldığımızda o da aslında Ned Stark’ın ellerine bırakıldı ve gerçek ailesinden uzağa gönderildi. Zaten kurdun renginin beyaz olması GRRM’in ifadesiyle Jon’un piç olarak büyümesine, dışlanmışlığına bir işaretti ve bence diğer Stark kurtlarından farklı bir kurt olduğuna da bir işaret. Unutmayın ki bu kurt, ayrıca diğerlerinin aksine, gözleri açık olan tek kurttu. Yeni doğan kurt, köpek, kedi vb. Canlıların gözleri ilk aşama kapalı olur ve sonraki haftalarda açılır. İlk doğan ayrıca en iri olandır da... Burada Hayalet’in gözleri açık. Bunun sebebini bir türlü anlamamıştım, ya bu hayvan hepsinden önce doğdu ya da hepsinden daha hızlı gelişen, büyüyen ve güçlenen kurt, Hayalet ki gerçekten de Hayalet, sonrasında diğerlerinden daha hızlı büyüyordu. Bu da belki Jon’un geleceğine işaret olabilir, bir çocuk olmasına rağmen daha ilk iki senesinde Gece Nöbeti’nin Lord Kumandan’ı seçilmeyi başarmıştı ve kendi kardeşlerinden de daha olgun olmasının yanı sıra hızla büyüyen biriydi.
Bu kısmı geçersek gelelim ana konu olan kurdun bulunma şekline... Hayalet ile ilgili ilginç bir bilgi verdikten sonra devam edelim. Bunun için JON I POV’a geçiyoruz.
Jon tavuğun bir budunu koparmak için uzandığında aklına daha iyi bir fikir geldi. Tavuğun tamamını bıçağına geçirip bacaklarının arasından masanın altına kaydırdı. Masanın altındaki Hayalet, sessiz bir vahşilikle kendisine verilen yiyeceği yemeye başladı.
...
Benjen soğan yerken Hayalet'i neşeyle izliyordu. "Çok sessiz bir kurt bu," dedi.
"Diğerlerine hiç benzemiyor," diyerek karşılık verdi Jon. "Hiç ses çıkarmıyor. Ona bu yüzden Hayalet adını verdim ve bembeyaz tüyleri yüzünden. Diğer yavrular siyah ya da gri, hepsi koyu renk."
Bunun gibi birkaç alıntı daha görmek mümkün; kısacası Hayalet, hiç ses çıkartmıyor, ismi bu yüzden Hayalet. GRRM sonraki kitaplarda bile bunu bize hatırlatıyor. O zaman şu soruyu soralım; Jon Snow, Hayalet’in sesini nasıl duydu da onu gidip buldu? Öyle ya, bu kurt hırlamıyor bile, mırıldandığını bile okumadık, dilsiz bir hayvan gibi, sessizce işini hallediyor. O zaman Jon’un bu kurdu duyması mümkün değil ki diğerleri de duymadı zaten. Bran, elindeki kurtların mırıltısını ve diğer bir çok şeyin sesini duydu ama Hayalet’i duymadı.
“...O sıradan bir kurt değil. İri Jon, ulu kurtların çocuklarınıza kuzeyin eski tanrıları tarafından gönderildiğini söylüyor.”
Catelyn, oğullarının kurtları karlar arasında bulduğu günü hatırladı. Üçü erkek ikisi dişi beş kurt yavrusu vardı, Stark Hanedanı’nın beş öz çocuğu için beş kurt... ve altıncısı, beyaz tüylü, kırmızı gözlü, Ned Stark’ın piç oğlu Jon Kar için. Onlar sıradan kurtlar değiller, diye düşündü. Gerçekten değiller.
Kurtların sıradan olmadığı aşikar, başkaları da bunu sezinleyebiliyor, birkaç yerden bu yönde ifadeler okuduk. Yaz, Bran’ın komadayken ölmesine engel dahi olmuştu ve dahası hayvanlar, sahiplerinin ölüm tehlikesine girdiğinde anlıyor ve uyarıyor ve karşı tarafın içindeki kötülüğü sezinleyip yine uyarıyor. Hepsinden önemlisi bu kurtar, Stark çocuklarının warg yeteneklerini asıl tetikleyen unsurdur. Yani kanlarındaki büyü ile bu hayvanların bir bağlantısı, ilişkisi var. Sadece sayı değil cinsiyetlerin de birebir uyuşması, hayvanların çok önemli olduğuna ve sıradan olmadıklarına işaret ve İri Jon haklı olabilir, bu kurtlar gerçekten de kuzeyin eski güçleri tarafından gönderilmiş olabilir ki mantıklı olan da budur, yoksa 200 senedir Sur’un güneyinde görülmeyen bir kurdun, Sur’u geçip Starkların bulması için doğum yapması mümkün değildir.
Bazı okuyucular ulu kurtların, sıradan kurtardan daha büyük; hoş özellikli koca köpekler gibi görse de bu kurtların içinde Melisandre’nin de ifadesiyle “güç” olduğunu yani “büyü” olduğunu çok rahat gözlemleyebiliyoruz. Zaten başka türlü warg yeteneğini tetiklemeleri mümkün olmaz. Unutmayın sadece 1000 kişiden 1’i warg olabilir ama bir evde etkin olarak warg gücüne sahip olduğundan emin olduğumuz 4 çocuk var, Robb rüya gördü mü hiç bilmiyoruz (ama diğerleri gibi onunla çok vakit harcadığı için tetiklenmesi mantıklı olan) ve Sansa’nın, kurdu öldüğü için, var olan warg yeteneğinin tetiklenmediğini ve haliyle hiç kurt rüyaları görmediğini biliyoruz ama Leydi ölmeseydi ve onunla zaman geçirmeye devam etseydi, Sansa da etkin bir warg olacaktı çünkü altı çocuk da warg, kanlarında o büyüyle doğmuşlar.
“Boz Rüzgâr’ın hoşlanmadığı her adam, senin yanında olmasını istemediğim adamdır. Bu kurtlar, kurttan öte yaratıklar Robb. Bunu biliyor olmalısın. Belki de onları bize tanrılar gönderdi. Babanın tanrıları, kuzeyin eski tanrıları...”
...
"Sizin de beş meşru evladınız var. Üç oğul, iki kız. Ulu kurt Stark Hanedanı'nın arması. Bu yavrular sizin çocuklarınız tarafından sahiplenilmek için doğmuş." Jon Snow, Bran I
...
Kırmızı gözler, diye fark etti Jon ama Melisandre’nirı gözleri gibi değil. Kırmızı gözler, kırmızı ağız, beyaz kürk. Kan ve kemik, bir yürek ağacı gibi. Bu hayvan eski tanrılara ait ve bütün ulu kurtların içinde yalnızca bu kurt beyazdı. Robb ve Jon yaz karlarının arasında altı yavru bulmuşlardı; beş yavru gri, siyah ve kahverengiydi, Starklar için beş yavru ve bir beyaz yavru, Kar gibi beyaz. Jon cevabını almıştı artık.
Gördüğünüz gibi birden fazla kişi bu kurtların, kuzeyin eski güçleri tarafından gönderildiğini düşünüyor ve hatta Jon’un alıntısı bize Kankuzgun’un görünüşünü de tarif ediyor. Hayalet ve Kankuzgun’un tarifi neredeyse aynı; kemik/kar kadar beyaz ten/kürk ve kan kırmızısı gözler. Kemik ve Kan. Bu ayrıca Büvet ağaçlarının da tarifidir. Yani Büvet Ağaçları, Hayalet ve Kankuzgun’un görünüşleri aynı. Bu da kurtların ve kuzey güçlerinin ilişkisine bir gönderme. Yani kurtlar, Kankuzgun’u ve Şarkıcılar tarafından gönderilmiş olabilir. Bazı okuyucular, kuzeyin eski tanrılarının aslında eskiden yaşamış ve ölmüş ve ruhlarının Büvet ağaçlarının içine girmiş olan yeşil görenler olduğunu düşünüyor. Bu kadar çok ve isimsiz olmalarının sebebi buna bağlanıyor ki mantıklı. İnsanın ilkel aklıyla da böyle güçleri olan ve bu şekilde iletişim kuran kişiler, zamanla ilah gibi görülmeye başlanmıştır. Bu da bize eski kuzey ilahlarının neden Büvet ağaçları olmadan güçlerini kullanmadıklarını, bu ağaçların olmadığı yerde güç sahibi olmadıklarını açıklıyor çünkü yeşil görenler, bu ağaçlar aracılığı ile güçlerini kullanıyor.
Jon’a ve Hayalet’e dönelim...
"Ne oldu Jon?" diye sordu babası.
"Duymuyor musunuz?"
Jon’un, ses çıkarmadığı için, Hayalet’i duymasının mümkün olmadığında anlaştık sanırım? Oradaki onca insanın da kurdun çıkardığı sesi duymamasının aslında tam da bu sebeple olduğunu anlamışızdır. Jon, köprünün yarısına geliyor, atlar zaten ayrı ses çıkartıyor ve diğer sesler de var ama kimse duymaz iken Jon, kurdun sesini duyuyor. Onca mesafe ve sesin içinde kurdun, sesini duyurması için, çok fazla ses çıkarması beklenir ki böylece sadece Jon değil, diğerleri de duysun ama kimse Hayalet’i duymadı çünkü kurt yavrusu aslında hiçbir şekilde ses çıkarmadan orada duruyordu, en azından sesi dışından çıkarmadı.
O zaman Jon nasıl duydu? Aslında soruyu birkaç kere sorsak da kesin bir cevap vermek mümkün değil ama yüksekle ihtimal buna imkan veren şey Jon’un warg yeteneği ve bu kurdun onun için olmasından kaynaklı. Yukarıda söylemiştim, kurtlar ve sahipleri arasında bir bağ var; sadece sayısı değil, cinsiyetleri de çocuklara denk ve warg yeteneklerinin tetiklenmesiyle bağlantılılar. Hepsi warg kanını taşıyor, Jon da bu şekilde Hayalet’in duyuyor; zihnini... Yani bir çeşit ön-warglama gibi diyebiliriz belki. Sonraki kitaplarda uyanıkken de kurdun varlığını hissettiğini biliyoruz, yanında olmasa bile (bir tek Sur ötesinde ayrıldıklarında ve Jon geri döndüğünde, bir süre hissedemedi ve rüyasında göremedi) ve Jon’un Hayalet’in hislerini, açlığına kadar hissettiğini de biliyoruz, doğal olarak hayvanın içinden/zihninden ses çıkardığını ve Jon’un, kurtla bağlantısı sayesinde, bunu duyduğunu söylemek mümkündür.
Bran, diğer yavruların gözleri henüz açılmamışken, bu beyaz yavrunun gözlerinin neden açık olduğunu merak etti. - Bran POV I
...
Bütün yavrulardan hızlı büyüyen Hayalet onu kokladı, dikkatli ve hafif birkaç ısırıktan sonra iki kurt da yere yattı. - Arya POV I
Hayalet’in gözlerinin hepsinden önce açık olmasının belki de sebebi ve amacı buydu? Biliyorsunuz “gözlerinin açılması” terimi, kitaplarda güçlerini keşfetme ve kullanmayla ilişkili bir durum. GRRM buna gönderme yapmak istemiş olabilir. Belki de bu yüzden Hayalet, diğerlerinden daha hızlı bir şekilde büyümüştür... warg bağlantısı çift taraflıdır; Jon ile hızlı kurduğu bağlantı, belki de kurdun hızla büyümesine de sebep olmuştur?
Videoyu hazırlayanın başka bir düşüncesi var ve daha çok bu düşünce üstünde duruyor; Bloodraven ya da gelecekteki Bran’ın etkisiyle Hayalet’i duymuş olması/fark etmiş olduğu... Jon’un “Duymuyor musunuz?” sorusu üstüne Bran’ın ilk duyduğu şeyin ağaçları sallayan rüzgarın sesi olduğuna dikkat çekiyor. Belki de diyor, gelecekteki Bran’ın fısıltısını duymuştur ve bunu Hayalet’in çıkardığı bir ses olarak algılamıştır. Sonuçta hayvanın da nasıl bir ses çıkardığınız bilmiyorsak da bence bunun bir “kelime” olması pek olası değil, kelime olsaydı zaten bu Jon için dikkate değer bir şey olurdu. Gelecekteki Bran’ın da köpek sesi çıkardığı düşüncesi çok saçma geliyor yahut Kankuzgun’un.
Bu düşünceye temel olarak daha sonraki bölümlerde de Büvet ağacı kullanıldığında, dinleyen kişi için ağaçların-rüzgarın fısıltısı şeklinde bir şey duyduğuna dair örnekler vermiş. Örneğin geçmişteki Ned’e seslenmesi ve BR’nin rüzgar duydu vs. şeklinde bir açıklaması veya Theon’un Kışyarı’nda iken Bran’ı fısıltı-rüzgar şeklinde duyması gibi.
Belki gelecekteki Bran sayesindedir, bilemiyoruz ama bana göre “rüzgar fısıltısı” alıntıları bunun için yeterli bir delil değil, bu sadece ama sadece bir yeşil görenin “etkisi” olduğuna dair bir işaret olabilir ki kurtları gönderenin bir yeşil gören olduğu fikrine sıcak baktığımızı farz ediyorum. Haliyle orada halihazırda olan biteni izleyip, Jon’un kendi kurdunu bulduğundan da emin olmak isteyecektir.
Gelecekteki Bran kuramı popüler sayılan bir düşünce ama bu fikre çok soğuk bakıyorum. Yani neden illa sittin sene sonraki x kişi geçmişe müdahale etmek zorunda ki? Hele ki elimizin altında sittin senedir Starkları izleyen ve çevresinde dolanan yaşayan en güçlü yeşil gören varken? O yapabilecekken niye 100 sene sonraki Bran yapsın? Mantık nedir? “Bakın, gemişe müdahale edebiliyor, çok güçlü biri!” demek için mi? 100 tane olayla bunu anlatabilirsin. Örnek? Bir insanı (Hodor) warglayarak. Bu yüzden Gelecekteki Bran kuramlarına, ikna edici kanıtlar görmediğim yahut doğrudan bu konuda sahne görmediğim sürece, pek ihtimal vermeyeceğim.
Konuyu sonuca bağlayıp bitirirsek; bana göre Hayalet ve Jon arasındaki bağ, (muhtemelen) 3. kişilerin (yeşil gören; BR?) vesilesiyle, o anda kurulmuştu ve bu sayede de kurdu zihninde duyması ve bulması mümkün oldu.
İnşallah yazıyı beğenmişsinizidir, okuduğunuz için teşekkürler.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.08.14 14:33 thepurplbanana bok postası

İnsanların beni sadece loldeki OTP'mden dolayı sevmesinden sıkıldım.Gözünüzün önüne getirmeye çalışın.Tinder dan tanıştığım güzeller güzeli bir kızla ilk buluşmadayım.Herşey çok iyi gidiyor,fazla iyi gidiyor.Ortak ilgi alanlarımız var ve mizah anlayışımız uyuşuyor lakin aynı zamanda birbirimizi şaşırtabilcek kadar farklı tecrübelerimiz var.Laf arasında LoL oynadığımı ve Yone OTP olduğumu söyleme yanlışımda bulundum. O sadece gülümsedi ve bana bunun ne kadar havalı olduğunu söyledi.Sohbete devam ettik. Tuvalet ihtiyacımın geldiğini farkettim ve tuvalete gittim ama telefonumu masada unutmuşum. İçimde çok ama çok kötü bir his vardı. Dayanamayıp masaya geri döndüm ve ne göreyim. Buluştuğum kız çok heyecanlı bir şekilde telefonuna bakıyor. Dur bir saniye! Bu benim telefonum! Şifremi hatırlamış olmalı. "Hayırdır?" Diiyip telefonumu elinden aldım ve ne göreyim! op.gg profilime girmiş ve maç geçmişimi inceliyormuş. "Sadece zaferlerle dolu yemyeşil maç geçmişini görmek istedim" dedi. Nereye gitsem Yone beni bir lanet gibi takip ediyor. Erkek, kadın herkes; eğer bu yeteneğe ve geniş Yone mekanik bilgisine sahip olduğumu duyarlarsa beni adeta bir feed makinesi olarak görüyorlar. Bazen eve atılıyorum, cinsel seks yapacağımı sanarken kız parmağıyla bilgisayarı işaret ediyor ve "Sadece Yenilmez ve orman Yone oyna da seni izleyeyim" diye diz çöküyor. Ben bu muyum? Cesaretinden loldeki süt bebelerinin götüne azakana kılıcı sokan bir katletme makinesi miyim?
Has gurbetçi dediğin döner dükkanı açtığında en az 5 kuzenini evropaya götürür. 3 kuruş kar için pakistanlı dilenci çalıştırmaz. Has gurbetçi fransadan 5 euroluk parfümü lütuf gibi getirmez koyar taşağını calvin kleinden full giyim getirir. Has gurbetçi almanyada 1 euroluk tikivobka minivonka gibi sabun kalıbı çikolata getirmez. Getirdiğiniz o sabun kalıbına delik açıp 31 çekeyim amk beleşçileri. 20-30 k biriktirip benim 10 senede alamadığım evi 1 senede 10 kardeş it gibi çalışıp alıyorsunuz. Gurbetçileri viyana meydanında varna fatihi 2. Murat gibi tokatlaya tokatlaya sikeyim.
AMINA KOYİM SABAHIN 6'SI DAHA KARGALAR YARRAĞINI SAĞA SOLA ŞILAP ŞILAP VURMAZKEN ORUSPU EVLADI PATRON BOZUNTUSU ARIY0 3 DAKİKAYA GELEBİLİR MİSİN DİYO BEN MAKARNEKS MIYIM ORUSPU EVLADI SABAHIN 6'SINDA 3 DAKİKA İÇİNDE ANANIN AMINDAN ATEŞLENEN RAMAZAN TOPUYLA MI GELICEM ?
düşünsenize adamın teki; uzaktan sevdiğiniz ve yüzüne dahi bakmaya kıyamadığınız, açılmaya korktuğunuz o melek gibi kızı altına almış, bağırta bağırta orgazma ulaştırıyor. kız orgazmdan kilitlenerek o kadar sıkı sarılmış ki geri çekilmeye vakit bulamadığından tohumlarını kızın içine akıtıyor ılık ılık. tam da günündeymiş kız. yumurtası en olgun dönemde. o erkeğin spermleriyle dölleniyor yumurtası. ikisine ait bir zigot gelişmeye başlıyor rahminde. hay allah. içinde spermleriyle uyuduğu erkek sabah oflaya puflaya kalkıp ertesi gün hapı alıyor da kurtuluyorlar embriyoya dönüşmeden. bundan sonra daha dikkatli olacaklar. ertesi sefer anal yoldan birleşiyorlar kızla. bir gecede tam üç defa, evet üç defa kalın bağırsağını sıcak spermleriyle dolduruyor o melek gibi kızın. ara sıra parmaklarını vajinasının dibine kadar sokup cervixiyle lıp lıp oynuyor. kızın kaç kere spermleri yuttuğunun haddi hesabı yok. daha sonraları erkeği içine rahat rahat boşalabilsin diye parasını cebinden karşılayarak spiral taktırıyor kendisine.
kız bütün her şeyini teslim etmiş ve onun olmuş. ayağa kalktığında bütün deliklerinden spermler sızıyor bacaklarına doğru.
sen ise uzaktan birlikte olsaydınız neler yapardınız hayalleri kurup "acaba bu kız bana bakar mı" diye iç geçirmekle kalıyorsun. ahh ah dostlarım, hayat bazen çok acımasız. bizim gibi betalar anca uzaktan bakıp acı çekiyor...
UwU öncelikle iyi günler kyaaa:33 -^ herkesin kötü günleri olabilecegini unutmaaa;) v_v kullanıcının oyunlarıni inceledik ve uygunsuz bir davranış bulamadık Allaha sovse 2.saniyede banlariz ama feedlemesi önemli değil wintrade önemli değil hesap alım satım hiç önemli değil sonuçta egirllere,riota veya allaha sovmedigi icin ban atmıyoruz herkesin kötü günü olabilir UwU Chan kendini iyi bak sihirdar bol muzlu günler<33^
-Riot Sorakanin götten yiyen askerleri
arkadaşlar ben 9 aylık evliyim, kocam astsubay. Birbirimizi çok seviyoruz ve aramızda bir problem yok ama yatakta canımı yakıyor. Üstelik beni boğazımdan tutup "nasıl iyi mi terörist kürt" Türk'ün gücünü gör rum orospu" gibi küfürler ediyor. Başta zevkli geliyordu ama giderek şiddetin dozunu arttırıyor artık çok yoruyor beni. Ne yapmalıyım?
Ciddi TİPİ ÇÖP OLANLAR BOŞ YORUM YAPMASIN KENDİNE SÖVDÜRTMESİN!
Beyler benim önemli bir sorunum var amk. Kızlar çok bakıyor. Artık bu bakma olayı cidden rahatsızlık vermeye başladı. Gözünü hiç ayırmadan bakıyorlar. Ben de gözümü ayırmadan bakıyorum ne zaman bakmayı kesecekler diye bakmayı hiç kesmiyorlar. Yanımda kız oluyor mesela geziyoruz diğer kızlar o kadar çok bakıyor ki yanımdaki kız benden daha çok rahatsız oluyor. Bakmasınlar diye ters yapıyorum ters bakıyorum ne bakıyon amk falan diyorum gülmeye başlıyorlar bu sefer. Evden bakkala kadar gitsem bile illa denk geliyor bi tane. Mahalledeki küçük çocuklardan numaralarını gönderiyorlar. Sosyal medyadan rahatsız ediyorlar. Engellemekten bıktım artık cidden. Ciddi bir ilişkiye başlamak istiyorum bu sefer kız bana diyor seni seviyorum ama sen çok çapkınsın beni çok üzersin korkuyorum diyor. Arabası olan kızlar daha tehlikeli üzerime sürüp ses açan mı dersin camı açıp laf atan mı dersin neler neler yahu. Arkadaşlarım bana kızıyor mal mısın amk hepsiyle takıl diyorlar ama halimden anlayan yok. Kızın yanında abisi oluyor babası oluyor kız gizlice bana işaret ediyor kağıda numaramı yazdım gel diyor kafasıyla arkayı gösteriyor. Aranızda mutlaka bunları yaşayanlar vardır beyler Bi akıl verin zor durumda kalmaya başladım ciddi ciddi rahatsız oluyorum amk
HANGİ KIZLARLA CİDDİ DÜŞÜNÜLMEZ
1- Twitter jargonundan anlayan 2- Facebook gruplarında takılan 3- LoL, CS oynayan 4- Türkçe rap dinleyen 5- Depresif görünmeye çalışan 6- İnstada DM anketi atan 7- Erkek kankası olan 8- 18 yaşından küçük olan 9- Reelde ne çok sessiz ne de çok sesli olan 10- Sürekli snap atan 11- Yaşam felsefesi trip atmak olan 12- Her şeyi ciddiye alan 13- Anime izleyen 14- Discord kullanan 15- Ateist satanist falan olduğunu sananlar 16- Sporculara düşen 17- Hiç bir fikri olmadan rastgele bişeylere bok atan 18- Saçma hikayelerle baydıran 19- Dışarıda çok duran eve az giden 20- Rüya ve burçlara inanan 21- Fallara inanan 22- Sevdiğin bir filme(vb.) bok atan 23- Herhangi bir taraftar grubuna üye olan 24- Bir siyasi görüşü normalden daha fazla savunan 25- İlgiye aç orospu cocukları 26- Ergen festlerine 5kmden daha fazla yaklaşan 27- Aşko tarzı kelimeler ile hitap eden 28- 160tan kısa olan 29- Saçını mal mal renklere boyayanlar 30- Sigara kullanan
kızı soyar soymaz zıbam diye geçirmeyeceksin beyinsiz evladı. uzun süre sevişin amk vakit bizim. sonra yavaş yavaş soyacaksın, hala sokmak yok amk evladı. kızı ilk başta yavaş yavaş dokunacaksın, tüm vücudunu gezeceksin. püf noktaları var da uzun sürer. o huylanıp, iyice kıvama gelmeye başlayacak. daha am'a dokunmadık. am yok daha. şimdi biraz kıvranmaya başladığında, amın etrafına bas çek yapacaksın, hafif dokunuşlarla. bunu yaptıktan sonra, dudağını amın etrafında gezdireceksin. daha yalamak yok. sadece dokundurup çekiyorsun. bir süre devam et. kız uçacak. yavaş yavaş ama yakınlaş, orada da dokundur çek dudağını. ilk sinyali yolladık. şimdi tüm vücudu dudağınla gezmeye başla. bunu yaparken arada sırada öpeceksin. kız kuduracak, hatta titreyecek. amın üst bölgesine geldiğinde öpüp çekeceksin. iyice yaklaşacaksın, bu sırada arada da yalıyorsun tabi. ellerin de hiç durmayacak moruk. ellerin sürekli aktif olacak. sen amı öpmeye geldiğinde, ellerin bacaklarda, göğüste olacak. deli gibi sıkmayacaksın. am'a bir öpücük kondurduktan sonra yavaş yavaş elini ama götürüyorsun ve yukarıya kızı öpmeye çıkıyorsun. biraz orada yedikten sonra yine yavaş hareketlerle, aşağıya iniyorsun ve am'a bir dil atıyorsun. sonra kızın suratına bir bak. o şu an burada değil. amı yaladıktan sonra artık iş emmeye gelecek. emeceksin. ellerin sabit durmayacak sürekli oynayacak. emerken kızın suratındaki o azgınlığı göreceksin. sok artık diyecek. amaaaan sakın sokma orospu çocuğu. o kadar yaladın, boşa gider. yalamaya devam. eller durmuyor, amın her tarafını yalayacaksık, isteyecek. daha yarrak sokmadık. kız zaten 1-2 dakika sonra yine isteyecek. çıkarıp yarrağı sokacaksın. erken mi boşalma sorunun var? kıza 3 git gel biraz bekle, beklerken kızı öp falan. sonra devam edeceksin. baktın boşalacaksın, pozisyon değiştirme ayağıyla vakit kazanacaksın. tabi bu erken boşalan yıkıklar için. buradan sonra ağzın, ellerin ve sikin hiç durmayacak. sürekli sikeceksin. ve 2 gün sonra bir mesaj: "yine gelsene"
Belli ki erkek arkadaşına çok büyük ilgi duyuyor ve hayatındaki ilk yada ilklerden biri bu ilişkisi. Heyecanı yüzünden vajinası ıslanmamış ama çok azgın olduğundan sıcacık. Böyle bir durumda vajina hem girilmeyecek kadar dar olur hemde 38 derece ısıya sahip olur. Çocuğun girememesi normal.
Translated by Toygar Ram Çiftliği
Koç çiftliğinde duşta 18 çıplak kovboy emmek istiyorum büyük sert zonklama musluklar on sekiz çıplak kovboy becerdin kovboylar ram çiftlikte duşlarda kovboylar
Sıcak kovboy sıcak sert turuncu, titrek musluklar güçlü onsekiz kovboy daha arka bahçede büyük şişkin musluklar çok Sabit
Orgy içinde duş at ram çiftlik Büyük horoz zonklama, rammed tarafından kovboy popo gibi bir üreme koç gibi çürümek isteyen
Büyük zonklama musluklar almak emdi gerçek derin kovboylar kadar onlar fucked içinde onların uyku ram çiftlik o kayalar Büyük kovboy titrek musluklar
Ram Ranch duşta 18 çıplak kovboy musluklar emmek isteyen dizlerinin üzerinde Ram Ranch duş becerdin becerdin olmak istiyorum on sekiz çıplak kovboy emmek isteyen büyük sert zonklama musluklar Cowboys Ram Ranch gerçekten kayalar
Sıcak kovboy sıcak sert turuncu, titrek musluklar güçlü onsekiz kovboy daha arka bahçede büyük şişkin musluklar çok Sabit
Orgy içinde duş at ram çiftlik Büyük horoz zonklama, rammed tarafından kovboy popo gibi bir üreme koç gibi çürümek isteyen
Ram Ranch duşta 18 çıplak kovboy musluklar emmek isteyen dizlerinin üzerinde Ram Ranch duş becerdin becerdin olmak istiyorum on sekiz çıplak kovboy emmek isteyen büyük sert zonklama musluklar Kovboylar Ram Ranch gerçekten kayalar
Büyük sert zonklama musluklar, gerçek derin kovboylar uyku ram çiftliğinde becerdin almak için emdi, o kayalar kovboylar seviyor musluklar
"رام رانش"
18 راعي بقر عاري في الدش في رام رانش الديوك الخفقان الصلبة الكبيرة التي تريد أن يتم امتصاصها ثمانية عشر رعاة البقر العارية الذين يريدون أن يكون مارس الجنس رعاة البقر في الاستحمام في رام رانش على ركبتيهما يريدان مص الديوك رعاة البقر رام رانش صخور حقا
رعاة البقر الساخنة برتقالي جامدة الساخنة ، الخفقان الديوك بقوة ثمانية عشر رعاة بقر أكثر في الفناء الديوك المنتفخة الكبيرة من الصعب جدا
العربدة في الاستحمام في رام رانش كبير الديوك الخفقان صدمت بعقب رعاة البقر مثل كبش التكاثر الذي يريد التعفن
كبير الديوك الخفقان الحصول على امتص الحقيقي العميق رعاة البقر حتى الحصول على مارس الجنس في نومهم رام رانش ، إنه صخور يحب رعاة البقر الديوك الخفقان الكبيرة
18 راعي بقر عاري في الدش في رام رانش الديوك الخفقان الصلبة الكبيرة التي تريد أن يتم امتصاصها ثمانية عشر رعاة البقر العارية الذين يريدون أن يكون مارس الجنس رعاة البقر في الاستحمام في رام رانش على ركبتيهما يريدان مص الديوك رعاة البقر رام رانش صخور حقا
رعاة البقر الساخنة برتقالي جامدة الساخنة ، الخفقان الديوك بقوة ثمانية عشر رعاة بقر أكثر في الفناء الديوك المنتفخة الكبيرة من الصعب جدا
العربدة في الاستحمام في رام رانش كبير الديوك الخفقان صدمت بعقب رعاة البقر مثل كبش التكاثر الذي يريد التعفن
18 راعي بقر عاري في الدش في رام رانش الديوك الخفقان الصلبة الكبيرة التي تريد أن يتم امتصاصها ثمانية عشر رعاة البقر العارية الذين يريدون أن يكون مارس الجنس رعاة البقر في الاستحمام في رام رانش على ركبتيهما يريدان مص الديوك رعاة البقر رام رانش صخور حقا
كبير الخفقان الثابت الديوك ، الحصول على امتص الحقيقي العميق رعاة البقر حتى الحصول على مارس الجنس في نومهم رام رانش ، إنه صخور يحب رعاة البقر الديوك
SENE 2013 omegleden tanıştığım aybüke diye bir sevgilim vardı 104 gün sevgili olduk sonra aldattı fln neyse ayrıldım orspudan bnde aylar sonra fake açtım onun resmini kydum hesap adında berna kaya koydum facete sonra kapandı o hesabı aybükenin orspuluğunu yayıp numarasını dağıtıp intikam almak için açtım başta sonra intikamı alınca abaza trollemek için kullanmaya dvm ettim tabi o zamanlar yaşım 17 bankmatik kartım yok daha abazalardan para kazanacak yaşta değilim nyse benim hesap baya tanınmaya başladı günde 1000 msj geliyor her grupta orospu berna olarak tanınıyor benim hesap günde binlerce yarrak fotosu geliyor neys konudan sapmyım berna kaya hsabını açtktan 2 yıl sonr biri bana msj attı dediki berna senin berna olmadığını gerçek adının Aybüke olduğunu blyom amk şok oldum yıllarca ben bu fakei açmışım aybükenin fotosunu kullndim adımı berna koymuşum milyonlarca msj gelmiş bir kişi bile sen fakesin sen erkeksin dememiş ama biri bana msj atıyor ve bernanın aslında aybüke olduğunu biliyor yani ben fake değilimde adımı değiştirmişim sanıyor ben berna dedim siktir amk senin Aybüke oldunu biliyorum dedi nerden biliyon dedim pornonu izledim dedi Herhalde taşk geçiyor yada daha önceden trollediğim biri sanıyorum dediki ifşanı izledim escobarda diyor bende pablo escobar mı diyorum bu güldü bana aybükenin yani eski sevgilimin ifşasini atti bir baktım benim aybüke yarrak yalıyo ve ifşanın üstünde ismiyle Aybüke yaziyo yüzü saçı kaşı aynı sevinsem mi üzülsem mi bilemedim ama hala fake olduğumu profesyonelce sakliyorum dedimki pornomu nerden buldun sil fln diyorum bunun attığı videoyu ss aldim aybükenin bütün arkadaşlarına o sakso çektiği fotoyu attım sonra aybükeyle son kez yüzleşmek bir güzel küfür etmek için msj atmak için profiline girdiğimde birde ne göreyim saksocu Aybüke türbana kapanmış ulan hayatımda ne kadar sakso çeken kız tanidiysam hep saksodan sonra kapanıyor amk sakso çeken imana geliyor resmen o zamanlar modayd sonra namuslu takılmak olmayan namuslarini sikeyim
Ok, this is ABSOLUTE fucking bullshit. I went to take a test in class yesterday, and when I saw some sexy looking quadratics, my boner engaged. When I found the y-intercept of the equation, I couldn't help it!!! I closed my eyes, and I TORE my dick to shreds, using whip like motions and pulled with great force. That was one of the best nuts I ever had, just thinking about it now gets me riled up. Thing is, I nutted all over the kid sitting right next to me, and the teacher got all pissed at me, screaming at me for jacking off on a classmate. I told that bitch to shut the fuck up, and that jacking off is a natural, artistic, and beautiful process. He should BE HAPPY that my semen is all over him, maybe he can learn a lesson or two about the culture and art of jacking off. HOWEVER, the teacher didn't agree with me. She KICKED ME OUT of the classroom, and I didn't even finish taking the test. Not only THAT, but they made me clean up my cum after it already dried out and solidified on the carrpet. THATS TORTURE!! Do you know how hard it is to clean dried cum? You CLEAN cum after its FRESH out of your dick, not an hour after you fucking nutted. This is a fucking OUTRAGE. Do you really expect me to not whip out my cock and jack off when i see a HOT quadratic on a test? Either make the equations less sexy, or LET ME jack off in your classroom, asshole.
yeter be yeter. burama geldi. ben de am sikmek istiyorum lan. bizimki de can lan. bizim de canımız çekiyor. doldum artık burama geldi, yarrağıma da laf geçiremiyorum, söz dinletemiyorum. o da bazı şeylerin farkına varıyor, nasıl varmasın, taş değil toprak değil, benden, canımdan, kanımdan bir parça. bıktı banttan yayından, artık canlı yayına geçmek istiyor. yeter bak yemin ediyorum yeter, çıldırmak üzereyim. damarlarımda kan değil sperm dolaşıyor sanki, aylardır döl sıçıyorum. asosyalim lan. karılarla konuşamıyorum. benim yarrağım da sıcak bi amcığa girmek ister elbet. biz de am sikebiliriz elbet. ama yok amk yok. ulan benim vefalı yarrağım bugüne dek ne verdiysem kabul etti. nereye soktuysam yok demedi, mızmızlanmadı. diş macunu tüpünü kesip mi sikmedim, akrilik yünlerine mi yaslamadım, sırf kızlık bozuyomuş hissi vermek için baştan aşağı ketçapa buladığım kumpiri mi sikmedim, babaannemin öğrenci evime sererim diye köyden yolladığı halıfleksi rulo yapıp mı sikmedim koridorun ortasında. ama bıktım eritilmiş, yuvarlatılmış kartonpiyerlere sürtmekten, bıktım banyonun giderini, balkonumdan geçen pimaşları sikmekten. hepsine eyvallah dedi bu vefalı, meczup yarrağım. ama olmuyor beyler. bi yerden sonra kabul etmiyor bünye. gerçek bi delik istiyor. sıcak bi amcığın ateşinde kavrulmak, gerçek bir amcığın g noktasında kolbastı şov sergilemek, kanlı canlı bir bızırın ana arterlerine haçlı seferleri düzenlemek, gerçek bir göt deliğinde türbülansa girmek istiyor.
___"cowonaviwus-kun, we musn't. pwease, my immune system is not that stwong uwu" "I have no othew choice" he wepwied with a hawsh tone "no pwease!" I begged. "I wouwd do anywthing!" he waised his eyebwow, intwigued. "anything?" His fingew twaced acwoss my face, the cowd touch send shivews down my spine. I fewt afwaid but at the same time I fewt dwawn into his gazing eyes, they wooked so dead inside, so... wonewy. "Anything fow you, c-cowonaviwus-kun... " I sniffwed Then I fewt a shawp pain in my chest. penetwating. I gasped fow aiw, which onwy came out as a stwuggwing guwgwe, a coughing fit of bwood. Bwood. Wawm bwood escaped my weak ass bitch body. I wooked at him again, betwayaw and pain in my eyes, as teaws stweamed down my face and I cowwapsed to the gwound. With my bwuwwed vision I see him wook down on me, his stawe wefwected some sowt of twiumph, satisfaction. With damped heawing, I heaw him say the wast wowds I wiww evew heaw: "Then pewish."
Girl: Please don’t rape me! Guy named Please: Teacher: Are you fucking serious? Girl named Serious: Teacher: Are you fucking done? Girl named Done: Teacher: Are you fucking for real? Girl named For Real: Teacher: Please stop fucking everything up. Girl named Everything Up: Teacher: Can you stop fucking fooling around? Girl named Fooling Around: Teacher: Can you stop fucking joking? Girl named Joking: Teacher: Stop fucking cheating! Girl named Cheating: Teacher: Stop fucking stealing! Girl named Stealing: Teacher: Stop fucking yelling! Girl names Yelling: Teacher: Stop fucking sleeping! Girl named Sleeping: Teacher: Today we are going to finger paint Girl named Paint: Teacher: today we are going to publicly execute Hjgfdfghdsafgdsafghds for war crimes! Kid named Hjgfdfghdsafgdsafghds: I am such a comedic genius that it’s utterly, quintessentially inconceivable how I failed my audition at the Laugh Factory. Absolute fucking injustice.
Sabah: Kahvaltı sonrası spor ise :elli gram yulaf ezmesi iki yumurta beyazı bir tam yumurta çırp omlet yap, altmış gram az yağlı böreklik lor peyniri, isteğin kadar domates salatalık, şekersiz yeşil veya normal çay. Daha etkili seksen beş gram yulaf kaynat bir ölçek protein tozu at karıştır ye Antrenman kahvaltıdan sonra değilse Dört yumurta beyazı altmış gram lor domates peynir bir dilim kepek ekmeği bir ölçek protein tozu
Öğlen yarım yeşil elma şekersiz çay veya kahve türleri, ayran veya sade kefir Daha etkili hiç yeme
İkindi: Eğer antrenman akşamsa: seksen beş gram pişmemiş pirinç yağsız lapa şekilde haşla yanına yüz elli gram tavuk veya hindi
Eğer antrenman yoksa İki yüz gram tavuk veya hindi haşlanmış brokoli isteğe göre havuç ve çeşitli sebzeler de haşlanıp yenilebilir toplam sebze miktarı iki yüz elli gramı geçmesin Antrenman yoksa daha etkili: Annenin yaptığı mümkünse etli veya tavuklu ıspanak, kereviz, pazı gibi düşüş karbonhidratlı ev yemekleri iki yüz gramlık porsiyonu geçme
Yatmadan önce eğer yoğun bir gün geçirdiysen bir ölçek protein tozu içebilirsin Antrenman öncesi yemeklerini iki saat önceden ye Antrenmandan önce filtre kahve içerisine bir tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı tavsiye ederim Ne olursa olsun antrenman sonrası protein tozu Antrenman esnasında bir buçuk litre su bitsin Gün içerisinde en az dört litre su Lor dışındaki süt ürünlerinden olabildiğince uzak dur Kalorilerini her fırsatta say Paketli yiyeceklerden kaç şeker düzeyini sıfıra yakın tut Günde beş grama kadar tuz istediğin kadar baharat tüketebilirsin
allah korusun ama eger boyle birsey basiniza gelirse parmaklarinizi kopegin gözüne sokun ve gözlerini oyun yada dasaklarini sikip patlatin amini siktimin itlerin bakin bakim nasil kaciyor amina kodumun iti bana hic bir havyan oglu hayvan it sever yazmasin sizinde annanizi sikerim gozlerinizi oyarim orosbu cocuklari sizi
Acil sikilmesi lazim sana threesome yazıyorum sex education izledik abi biliyoruz bu isleri :stuck_out_tongue: sekks terapisti olduk abi ya vajina uretra yumurtalık amcik derinliği 16 cm olup ilişki yaşanan kişiye gore uzayıp küçülebilir abi sen threesome yap derdin tasan kalmasın :wink:
sikmek istiyorum seni anlıyor musun benim minik orospum, sikmek istiyorum. götünün şerefiyle, haysiyetiyle oynamak istiyorum lan. etli götünün oynak loplarını yaba gibi ellerimle avuçlayıp, akli melekelerimi yitirinceye dek yaslı kalmak istiyorum kavisli çatının tam tepesinde. mor başlı gövel yarrağımı stabilize göt çemberinin etrafında nakış, nakış, ilmek ilmek dokumak istiyorum seni küçük fahişe. kanaviçe desenli yarrak damarlarımdan boncuk boncuk süzülen sıcak spermlerimi, saten kırlent üzerine işlenmiş iğne oyası dantel örneği misali işlemek istiyorum yassı götceyizine. kuru göt deliğine kırmızı fiyonk kurdele takıp, alkış tuta tuta, ağır aksak tempoda, düyek usulünde, hicaz makamında sikmek istiyorum seni. sana ızdırap vermek istiyorum orospu çocuğu anlıyor musun beni? itibarını, erkeklik gurunu, ömür boyu beslediğin, büyüttüğün, yaşatan haysiyetini beş paralık etmek, cümle akraba'i taallukatına rezil'i rüsva, kepaze eylemek istiyorum. babanın gözleri önünde sikmek istiyorum, annenin antika maun sandığında sakladığı naftalinli okul önlüğününü giydirip sikmek istiyorum, amca çocuklarının gözleri önünde pileli eteğini sıyıra sıyıra kucaklamak ve kıskaca almak istiyorum ürkek bedenini. dayının çocuklarına ekşi göt deliğini zorla yalattırmak istiyorum.
Corona virüsüne demişler dünyadaki bütün ülkelere tek tek gidip bulastin insanlari öldürdün peki niye hiç türkiyeye uğramadın demişler corona virüsü de demiş ki türkler öle bı millet ki 1 tane bırakırsan ardında devlet kurup intikam alır
yollardayım ben, ben gidiyorum yolun kenarına kocaman çorba yazmış, hayvan gibi toteme çorba yazmış. içeri giriyorum ne çorbası var diyorum? Mercimek. Ananı sikiyim hayallerimle oynadın orospu çocuğu. Ayak lazım paça lazım işkembe lazım. Mercimek ne o avradını siktiğim madem yok neden oraya kocaman çorba yazıyon orrospu çocuğu. ÇORBA
submitted by thepurplbanana to Tanrilar_Konseyi [link] [comments]


2020.07.03 01:59 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 2

annem ''bugün pgibiyatra gidicez oğlum 2 gibi hazır ol.'' dedi. 2 de dilara gönder'in programının başlıycağını eğer izlemessem odamdaki boş cappy kutularının beni yadırgayacağını söyledim. fakat annem oralı olmadı. onu kırmak istemediğimden 1 seferlik ferhat beye görünmeyi kabul ettim. ferhat bey bence benden hoşlanıyor ve bu tüm kargaşanın sebebi bu. beni biraz daha fazla görebilmek için annem ve babamı kullanıyor. onu daha önce görmesem de ona karşı aynı duyguları paylaşamayacağım açık. çünkü pokemon'daki ashten sonra kalbime asla bir erkek almadım. bence bir erkeğin bir erkekten hoşlanması gaylik gibi bir şey.. arada benim de kendimi edward norton, cristiano ronaldo, ankaralı yasemin gibi isimlerle hayal ettiğim olur ama asla bir erkeğe karşı derin duygular beslemem. ferhat beye bunun yanlışlığından bahsetmeye karar verdim ve saat 2'yi beklemeye başladım. bu süre zarfında biraz incide takılmak mantıklı olabilirdi.
not: fight clubın sonundan hiçbir şey anlamamıştım.
saat 2 oldu ve üstümü başımı giyip aşağı indim. annemin kendisine ait bir arabası olmadığından otobüsle pgibiyatrın kliniğinin bulunduğu caddeye gittik. otobüste 70 yaşlarında bir amca sürekli bana bakıyordu. ayakta zor duruyorsun yaşına başına bakmadan neyin peşinde koşuyorsun dedim sessizce. duyan olmadı tabi. kliniğe girdik oç ferhat bizi 15 dakika bekletti. bir görüşme yapıyormuş.. artık ferhat'ın bana duyduğu hislerin gerçekliğine kesin inanıyordum ama ben onla ilgili ne düşünüyordum? bu biraz kafamı karıştırıyordu. sanırım onla ilgili kararımı tipini görünce karar verecektim.o sırada sekreterle hanımla sohbet ettik biraz. bana nasıl olduğumu sordu ben de kız kardeşim merve nin göğüslerinin kendisinin göğüslerinden daha küçük olduğunu belirttim. cevap vermek istemedi.. ama yapabileceğim bir şey yoktu gerçek bu. neyseki ferhat'ın işi bitti ve bizi içeriye çağırdı. acaba nasıl biriydi? ondan hoşlanabilecek miydim? tüm bunlar kafamdan geçerken heyecanla odasının kapısına doğru yöneldim.
not: sekreterin şükran teyzeyle bir alakası olabilir bence.
içeri girdiğimde ferhatın beklediğim kadar yakışıklı olmadığını gördüm. nedenini anlayamasam da buna biraz üzüldüm. ferhat gözlerimin dolduğunu görünce nedenini sordu. lafı değiştirmek için okan bayülgen'in sistem karşıtı durup da nasıl sistemin göbeğinde yer aldığından bahsettim. anlamsızca gülümsedi ve annemin odadan çıkmasını istedi. başbaşa kalmamız için elinden geleni yapmıştı. fakat onla olamayacağımızı uygun bir dille belirtmem gerekiyordu. bana biraz kendinden bahset deyince bunu fırsat bildim ve gay olmadığımı belirttim. yine gülümsedi.. bu adamda bir şeyler vardı. şükran teyze ya da mehmet amcayla bir ilgisi olabileceğini düşündüm. fakat ciddi olmam gerekiyordu. karşımda bir bilim insanı vardı. kardeşimin 12 yaşına gelmiş olmasına rağmen göğüslerinin neden gelişmediğini sordum. bunu neden merak ettiğimi sorunca ömer çelakılın saçlarından söz ederek lafı karıştırdım. bildiğiniz gibi arada böyle zekiliklerim vardır. daha sonra doktor çok ileri gitti. annenle ilgili ne düşünüyorsun? diye sorunca sanane annemden oç dedim ve kapıyı çarpıp koşarak uzaklaştım. salak annem arkamdan bağırarak koşturmaya başladı. ilişkilerinin açık vermesinden rahatsız olmuş olmalı. ben de diyorum babamın tokmakladığı yok yanan amını nasıl serinletiyor bu kadın?
not: babam ömer çelakıl'a boş değil.
o caddede bir park var gittim orda bir banka oturdum. annem peşimden geldi hemen. noldu evladım? dedim. şefkatli tavrından cesaret bulup anne madem bir ilişkin var neden bana bahsetmiyorsun? böyle şeyler tabi olucak, amın var, alımlısın dedim. sokağın ortasında rezillik çıkarttırma bana yürü eve diyor. merak etme annecim benim için önemli olan senin yalan söylememen dedim. sevecen tavrım onu rahatlatmış olmalı ki hiç cevap vermedi. eve gidene kadar konuşmadı. eve gidince sanırım pgibiyatrdan kaçtığımı babama anlatmış. emektar oklavayla çıktı yukarı oç. hayır oklava, sopa, levye türü bir şey kullanmasa da dövebiliyor zaten beni. neden desteğe ihtiyaç duyuyor anlamıyorum. aç kapıyı dedi prensip gereği kuala lumpur'un nerenin başkenti olduğunu sordum. aç kapıyı gibtirme kafanı diye bağırdı. fakat taviz veremezdim. hep böyle yapıyor amk sorumu cevaplamadan odaya girmeye çalışıyor. hala prensiplerime, ritüellerime saygı duymuyor. senin ecdanını gibiyim deyip uzaklaştı. insanın kendi ecdadına küfredebilmesi takdir edilesi bir durum. bu yüzden 1 saniye kapıyı açsam mı diye düşündüm fakat dayak yemeyi göze alamazdım.
not: babamın arabasındaki levyeden annemin haberi var mı acaba?
yeterli eti cinim ve cappy'm olduğundan odadan çıkmak ve dayak yemek zorunda değildim. sabaha kadar incide takıldıktan sonra sabah 5 gibi merve'nin oda kapısının yanına gittim. halini hatrını sordum fakat cevap vermedi. bu evde herkes bana karşı zaten.. kapıyı sessizce tıklattım. merve uyuyordu sanırım. sabah 5'te mastürbasyon yapamayacağına emin olduğumdan ısrarcı oldum ve uyanması için yaklaşık 10 dakika kapıyı vurmaya devam ettim. neyse ki babam ayısı uyanmadı. merve açtı kapıyı günaydın demeden defol dedi. bu kıza ben naptım da bana böyle davranıyor anlamadım. herkesten çok onu düşünüyorum oysa. kırmızı ojelerini alabilir miyim? dedim napacaksın? diyor amk. oje napılır arkaüme sokucam dedim içimden. fakat dıştan söylemedim çünkü merve böyle kötü ifadelerden etkileniyor. neyse bir an önce ojeyi vermesi gerektiğini yoksa gitmeyeceğimi söyleyince çaresiz ojeyi getirdi. mehmet coşkundenizi hiç yatağında hayal ediyor musun? diye sordum ve cevabını beklemeden uzaklaştım. sanırım cevap da vermek istemiyordu. odama çıkıp kırmızı ojelerle burun deliklerimi boyadıktan sonra biraz uyumaya çalıştım. başlarda burnumu biraz rahatsız ediyor ama o halde uyuyunca uykumu daha iyi aldığımı hissediyorum.
not: ela, mehmet coşkundeniz'e vermezdi bence.
sabah erken kalkıp duşa girdim. duşta aklıma ela geldi ve ne zamandır görüşmediğimizi farkettim. uyanınca her zamanki gibi annemin çiçekli bornozunu aldım ve elaların kapısını çaldım. kapıyı yine oç mehmet amca açtı. neden ben gelince kapıyı hep bu herif açıyor anlamıyorum. oğlum bu ne hal? dedi. ıslak bedenimi annemin çiçekli bornozunun sarmasından keyif aldığımı söyledim ve ela evde mi? diye sordum. napacaksın ela'yı? dedi. niyetimi yanlış anlamaması için tiger woods'un bir golften bu kadar parayı nasıl kırdığını merak ettiğimi ve bunu ela'yla tartışmak istediğimi belirttim. böyle zekiliklerim vardır. lafı bir anda istediğim yere çeker, karşı tarafı şaşırtırım. ela yok evde oğlum sen de git üstüne başına adam akıllı şeyler giy dedi. sanırım mehmet amca beni pek sevmiyor. hep ters bana karşı davranışları.. neyse ona karşı olgun davranmaya karar verdim ve eve girdim. annem ve merve kahvaltı yapıyorlardı. yanlarına gidip merve'ye siyah kilotlu çorabın çok yakıştığını söyledim. annem allah senin cezanı versin bu ne kılık? diye bağırdı. amk sanki ilk defa görüyor. her defasında ne bu aşırı tepki.. merve ile bir an göz göze geldik, fakat gözlerini kaçırdı. fakat önce üstümü değiştirmem gerekiyordu. sıra ona da gelecekti.
not: duşta bazen mehmet amcayı düşünüyorum.
akşama kadar odamda incide takıldım. akşam olunca babam geldi. odamdan hiç çıkmadım çünkü bu ara bana karşı sinirli pgibiyatra gitmediğimden dolayı. bu yüzden merve gelene kadar odamdan çıkmadım. kapı sesini duyunca fırladım hemen karşıladım kardeşimi. her zamanki gibi kezban eteği ve boğazına kadar ilikli okul gömleği üzerindeydi. hayır anlamıyorum 12 yaşına gelmişsin artık çocuk da değilsin. insan neden göğüslerini sergilemez? bacaklarının dolgunluğuyla sınıf erkeklerinin dikkatini çekmez? güzel de kız. neden böyle davrandığını anlamıyorum. yemeğini yemeden babamın salonda olmasını fırsat bilip merve'yi yanıma çağırdım. bacak aranı tıraşlıyor musun? diye sordum. abi bak çağırırım babamı diyor. beni böyle tehdit edince çok sinirlendim ve babamın da duyabileceği tonda bir yüksek sesle sen ne biçim insansın? bir kadın kendini bozacak erkeğe bedenini hazırlamaz mı? hadi beni eziyorsun, amını ıslatacak adama da mı saygın yok? dedim. genel anlamda tutarlı ve bilinçli bir insan olsam da arada böyle fevri çıkışlarım oluyor. babam muallaksi fırladı salondan ''öldürücem bu çocuğu kaçarı yok.'' diye üzerime gelmeye başladı. yumruğu yeyince kafamı duvara vurdum. sen nasıl insansın baba? insan bu kadar mı ilgisiz olur evladının sevgi, arkaüne, göğüslerine? dedim. mutfağa bıçağa sarılmaya koştu. durumun ciddileştiğini farkedince hemen odama çıktım ve kapıyı kilitledim. yerli yersiz sinirleniyor iyice yaşlandı artık bu adam amk.
not: merve bazen evin içinde şortla geziyor.
ertesi gün annemin gün arkadaşı hatice teyze bizdeydi. eteği dizinin 2 karış altında olduğundan sadece ayakları ve ayak bileği görünüyor hep. ve bu onu çok çekici yapıyor bence.. bunu kendisine de söylemek için aşağı indim. salona girince annem yüzünü astı, hatice teyze nasılsın oğlum? dedi. konuya hemen giriş yapıp düzeysiz görünmemek için üniversitedeki kızının nasıl olduğunu sordum. çok iyi sağol dedi. tutamadım kendimi üniversite ortamı da iyidir haaaa deyip pis pis gülümsedim. annem gitmemi işaret edince kafamdaki konuya sonra giriş yapmaya karar verdim. hınzır bir adamım açıkçası.. biraz zeki olduğumdan kafamdan çok fazla düşünce geçiyor ve söylemeden edemiyorum çoğu zaman. bu tespitlerim gelen misafirleri/arkadaşları/akrabaları memnun etse de sebebini anlayamadığım bir şekilde ailem çok rahatsız oluyor.o da onların bana karşı besledikleri ön yargı ve kin duygusuyla alakalı sanırım. neyse o gün kafamda daha önemli bir mesele vardı ve bu annemle konuşulacak dert değildi. o yüzden dolaptan biraz mandalina çalıp odama çekilmeli, babamı beklemeliydim. mandalinaları zulaladıktan sonra zaman geçirmek için biraz inci'ye girdim.
not: hatice teyzenin kızı ferhat'ın eski sevgilisi galiba.
inci'de ateistlere dinci gibi görünüp, dincilere ateist gibi görünüp yaklaşık 38 kavgaya karıştıktan sonra babamın sesini duydum. apar topar inip baba ciddi bir meselem var konuşmamız lazım dedim. senin ne ciddi meselen olur lan puşt? gibi seviyesiz bir cevap verdi. şu adam 2 dakika insan olamıyor. ayaküstü olmaz gel benim odamda konuşalım dedim. odam kilot koktuğundan gelmek istemedi ve salona yöneldik. bak baba dedim, aramızda hır da çıksa, kavga da olsa sen benim babamsın. seni severim.. dedim. ee? dedi yine gibik bir ifadeyle. adam tam bir oç. hayır babaannemi tanımasam haksızlık mı ediyorum lan acaba? diyecem ama eminim amk tam bir oç. bak baba dedim kulaklarını iyi aç şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle.. dinliyorum oğlum dedi. beni çok rahatsız eden bir mevzu var dedim. he söyle söyleyeceksen diyor oç. baba dedim dün gazete okuyordum selena gomez adlı bir kızın fotoğrafı vardı. kız 11 yaşında ünlü olmuş ve o zaman da gayet sexymiş. benim kardeşim 12 yaşında ne zaman sütyen giyecek bu çocuk baba? gözüme uyku girmiyor dedim. tam ''girmiyor'' derken elindeki çayı üzerime fırlattı oç. yandı her yerim amk.. gibiyim senin gibi babayı artık dövemezsin beni dedim ve tokadını savurup odama çıktım. göğüs bölgem çok acıyordu amk.. zaten bu babamın 2 şeyle derdi var. biri ben diğeri de kız kardeşimin göğüsleri. hasta oç 2 dakika mantıklı olamıyor.
not: kız kardeşim inci sözlüğü biliyor mu acaba?
sabah kalktım ve 2. kata, firuze teyzelere indim. mevsimler nasıl oluşur? diye sordum, cevap veremedi. çabuk pakize suda soruyor mevsimler nasıl oluşur? dedim. oğlum git sabah sabah diyor.. manyak mıdır nedir amk. insan gibi bir şey soruyoruz neyin havasındasın? şükran teyze kocanla yatıyor diye sinirliysen git hıncını ondan al bana niye patlıyorsun? neyse indim bahçeye baktım ziyalar yok tekrar yukarı çıktım. bahçe dışına tek başıma çıkmama ailem pek sıcak bakmıyor. beni düşünerek böyle söylediklerini bildiğimden ben de pek diretmiyorum bu konuda. neyse odama çıkınca eti cinlerimin bittiğini farkettim ve babamı uyandırmaya karar verdim. ''salim kalk bak kaç oldu.'' dedim belki annem sanır da hemen uyanır diye. arada böyle zekiliklerim vardır. insanları aklımın labirentine sokar, orada kaybolmalarını sağlarım. baktım uyanmıyor kelinden öptüm ve baba uyan eti cinlerim bitmiş dedim. bu kez açtı gözlerini ne var oğlum? diyor. 40 kere mi söyleyecez bir şeyi amk. eti cinlerim bitmiş baba kalk al da gel dedim. hamalın mıyım lan oç? bu saat ne? 7 buçukta adam mı kaldırılır? diyor. amk bütün derdi benle muallaknin. mutlu olmayım diye elinden geleni yapıyor.
not: mehmet amca firuze teyzeye neden bu kadar soğuk bir türlü anlamıyorum.
neyse gittim odama merve'nin sınıf arkadaşlarının facebook profillerine baktım. ne paylaştılarsa beğenip, duvarlarına sinan erdem spor salonunun fotoğraflarını attım. biraz da incide hassas konularda provakatif başlıklar açıp ilgiyi üzerime çektikten sonra merve'yi uyandırmaya gittim. kapıya hiç yüz vermedim ki tavrımı anlasın. yaklaşık 10 dakika tıklattım açmadı bu kez. göğüslerinin en çok günün bu saatlerinde geliştiğini bildiğimden fazla üstelemedim ve ne zamandır üzerinde çalıştığım bir fikri eyleme geçirme kararı aldım. yerel disk (c:)> windows > help > mui klasöründe sakladığım annemin 2004 kemer tatili fotoğraflarını yazıcıdan çıkarttım. normal fotoğrafları cama, bikinili olanları apartmanın girişine astım. amk 3. kattaki adını hatırlayamadığım oç geldi tam o sırada. oğlum napıyorsun sen? bunlar ne? annen mi o? falan gibilerinden birkaç laf etti. sanane annemden ne biçim konuşuyon oç dedim ve hızla uzaklaştım. o gittikten 5 dakika sonra inip kontrol ettim resimler yerlerinde duruyordu. konuşacağı lafı seçemeyen bir adam olsa da emeğe saygısı varmış, takdir ettim. neyse aşağıyı kontrol ettikten sonra odama çıkıp bir cappy açtım ve olacakları beklemeye başladım. fakat oç babam eti cinlerimi almadığından karnım çok açtı. aşağı odaya inip bu sefer annemi uyandırmak mantıklı olabilirdi. ''anne irfan değirmenci ile günaydın türkiye'ye sormak istediğin bir soru var mı?'' dedim, sesi çıkmadı. amk bu evde niye kimse adamdan saymıyor beni.
not: irfan değirmenci annemin bir arkadaşının sınıf arkadaşıymış.
neyse ki yarım saat sonra annem kalktı da bir şeyler hazırladı. çok nadir onlarla aynı sofraya otururum ama bu kez çok açtım yapacak bir şey yoktu. kahvaltıdan sonra odama çıkıp saba tümer'in bugünki konuklarını merak etmeye başladım. tadı çıksın diye 15 dakika tv yi açmadım ama en sonunda dayanamadım. tv sıktıktan sonra youtube'a girip enrique iglesias'ın hero klibinin url sini ezberledim. ben ezberimi pekiştirmeye çalışırken kapımız çalındı. koştum ben açtım gelen oç 1. katmış. unuttum adını muazzez mi ayşe mi ne öyle bir ismi vardı kadının. oğlum annen evde mi? dedi. normalde bu tip soruları hoş karşılamam ama sabır gösterip noldu? diye sordum. o resimleri kaldırdım da sen asmışsın belli ki, annenle konuşmam gerekiyor dedi. ayıp zeliha teyze bu saatte insan rahatsız edilir mi? deyip kapıyı kapatmaya yeltendim. ama annem sanırım duymuş konuştuklarımızı ne resimleri, ne oldu? diye yanımıza geldi. ben olayın nereye varacağını anlamıştım. böyle zekiliklerim vardır. geleceği insanlardan önce öngörüp ona göre tedbirimi alırım. buna çok şaşırırlar. odama sıvıştıktan sonra annemin bana bağırdığını duydum ama ne dediği anlaşılmıyordu. şimdi bir de 1. kattaki kadın çıktı amk. ona ne yaptım? o niye şimdi kuyumu kazmaya çalışıyor? anlamış değilim. sesten babamın uyanması an meselesiydi. merve uyanmazdı herhalde çünkü göğüsleri gelişiyordu.
not: i can be your herooooooo, baabbbbyyyyyyyy
babam uyandı ve olayı duyar duymaz merdivenleri ikişer ikişer çıkarak odama geldi. adama kilo verdiricem amk.. lan şerefsiz, lan ahlaksız yine mi yaptın lan? seni bela mı gönderdi allah lan? falan gibi 1-2 laf ederek yumruğu suratıma yerleştirdi. kapıyı kitlemeyi akıl edemeyen beynimi gibiyim. yerde 1-2 dakika tekmeledikten sonra kündeye geçip 3 puan da oradan çıkardı. baba sessiz ol merve'nin göğüsleri büyüyüor dedim ama dinleyen kim amk. verdi veriştirdi.. annem geldi de ayırdı allahtan. durum bu kez ağırdı biraz.. sol gözümü açamıyordum bu babam tam bir oç. ben uyardım amk yaparım dedim anlamadınız. sinyallerini vermiştim bunun. kalk dedi gibtir olup gidiyorsun bu evden. gibtir falan ne biçim konuşuyon baba? deyip konuyu dağıtmaya çalıştım. arada böyle zekiliklerim vardır. beklenmeyen anda beklenmeyen tepkiler vererek karşıdakinin beynini ikileme düşürür, durumdan faydalanırım. fakat bu kez işe yaramadı. kalk gidiyorsun falan dedi tutuyor kolumdan oç. eti cin almassan gitmem deyip dışarıda kalacağım sürenin erzağını garanti almaya çalıştım fakat eticinini giberim diye karşılık verdi. kolumdan tuttu apartman bahçesinin dış kapısına kadar sürükledi oç millet bize bakıyor. o sırada millet beni teorik devrimci sansın da rezil olmayım diye ''baskılar bizi yıldıramaz.'' sloganı attım. dediğim gibi böyle zekiliklerim vardır. insanlara durumun aslında göründüğü gibi olmadığını anlatıp onların kafalarını karıştırırım. bu onları şaşırtır. babam bahçe kapısını da kapattı. bu kez gelmeyeceksin bir daha dedi. çok duyduk amk haziranın ortasında merve duş alırken banyo kapısını kırdım diye de atmıştı evden. yer miyiz biz? yemeyiz. geçiririm 1 gün bahçede nolacak amk dedim. tek sorun eti cin yetersizliğiydi.
not: ela teorik devrimcilerden hoşlanıyorsa bu iş ekmeğime yağ sürdü.
günü bahçede geçireceğim belliydi. babamın siniri kolay kolay geçecek gibi görünmüyordu. durumu kabullenip merdivenlerin başında beklemeye başladım. 1-2 saat sonra ela geçti önümden. merhaba ela dedim, noldu napıyorsun burda? dedi. bu konu onurumu incittiğinden spiritüalizmin ve ona inanan insanların gereksizliğinden bahsederek konuyu dağıttım. bilirsiniz vardır böyle zekiliklerim. ben anlamıyorum seni dedi arkasını döndü ve yürümeye devam etti. arkasından fatih ürek ve sahrap soysal hafta içi her gün “8 numarada şenlik var!” diyor… tv8 diye bağırdım. ses etmedi.. yukarı çıkmaya cesaret edemiyordum. bugünlük biraz beklemeli babamın sinirinin geçmesini beklemeliydim. firuze teyze geldi al oğlum çorba yaptım sana da getirdim dedi. eti cin var mı? diye sordum yokmuş. tamam teşekkür ederim firuze teyze dedim. hah oğlum şöyle konuşsan herkes çok sever seni diyor, yüz buldu oç. yine de kabalık etmeyip konuyu değiştirmeye çalıştım. mustafa karadeniz yıllardır bıkmadı di mi saçma sapan kamera şakaları yapmaktan? dedim, cevap vermedi. fakat gitmesi gerektiğini anlamıştı. ben de çorbaya yumuldum. bitirince de kapısının önüne bıraktım tepsiyi.
not: mustafa karadeniz'in orta dişi çürük.
öğlene doğru hava biraz ısındı da işim kolaylaştı amk. oç babamdan ses seda yok.. gelse almaya çalışsa gönlümü affederim ha, kızgınlığım da geçti. ama cesaret edemiyor olabileceğini düşünüp akşamı beklemeyi tercih ettim. bir baktım merve geliyor, okul kıyafetleriyle. saat de öğlen olduğuna göre kesin okula gidiyor bu dedim. böyle zekiliklerim vardır. ilk bakışta görülemeyecek şeyleri herkesden önce farkeder, ona göre pozisyon alırım. neyse baktım etek yine bileklere kadar amk.. merve sizin okulun çıkışında jöleli dik saçlı yakışıklı çocuklar bekliyor mu? dedim. yok abi dedi.. oha amk nasıl okul ora? bir ara gelip hocalarınla ve nöbetçi öğrenciyle görüşmem lazım dedim. niye beklesinler abi? ne diyorsun sen? falan dedi amk gerizekalı bu kız bir gibten çakmıyor. bak dedim eğer öyle çocuklarla karşılaşırsan onlara taqıl hayatını yaşa xd dedim. xd ne abi diyor sonra bana mal derler. şunu arkaürsünler doktora amk. mağarada yaşıyor sanki.. lafın bir yere varmayacağını anladığımdan konuyu bağlamak için sporda şiddet yasasından rahatsız mısın? dedim. off abi gidiyorum ben dedi. farkında olmadan tartışmayı istedğim noktaya getirdim. böyle zekiliklerim vardır.
not: nöbetçi öğrenci ile aziz yıldırım tanışıyorlar... eminim.
  1. katın bankacı büyük kızı indi merdivenlerden. baktım fular takmış. edit: imla dedim bir gib anlamadı amk. ironiden anlamayan nesle aşina değilim dedim, hala takmadı amk yürümeye devam ediyor. bugün de herkes garip diye düşünmeye başladım içimden. oturmuş önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşünürken şükran teyze'nin salon camlarını silmekte olduğunu farkettim. seslenmeden dikkatini çekmeli, cool görünmeliydim. çocukluğumdan beri üzerinde çalıştığım ankaralı yasemin dans figürlerini sergilemeye başladım. böyle zekiliklerim vardır bildiğiniz gibi. dikkatini çekmeyi başarmıştım. oğlum napıyorsun, açlığın var mı? dedi. anne şefkati göstererek bacaklarını izlememe engel olamassın dedim. girdi içeri.. hepten sıkılmaya başlamıştım amk. babamdan da ses seda yok. bari 1. kata çıkıyım da eti cin'i var mı soruyum dedim. babamın msn'den görüştüğünü kadın açtı kapıyı.. eti cininiz var mı dedim? bir şaşırdı, yok dedi. babama söyleseniz de beni eve alsa keşke, sizi dinler dedim. oğlum bak git.. annene söylerim söylediklerini, rahatsız etme beni dedi. annemi karıştırma oç deyip bahçeye kaçtım.
not: 1. kattaki kadın babamı mehmet amcayla aldatıyor olabilir.
neyse amk hava karardı da oç babam daha fazla dayanamayıp indi aşağıya. utandırmamak için o bir şey söylemeden tamam geliyorum dedim. çıktım yukarı baktım annem çorba yapmış, yumuldum sofraya. sonra odama çıkıp inci'ye girdim. birkaç provokatif başlık açıp, biraz illüminatiden bahsettikten sonra tetrisin başına oturdum. babam geldi o sırada kapıyı tıklattı. kill bill 3'ün vizyon tarihini sordum, bilemeyince almadım içeri. ne halin varsa gör amk deyip aşağı indi. onun salona girdiğinden emin olduktan sonra sessizce aşağı inip merve'nin odasına gittim. kapıya önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu sordum, cevab veremedi. merve sesimi duymuş olacak ki açtı kapıyı. buyur abi ne var? dedi. önemli'in facede paylaştığını gördün mü koptum * dedim. abi önemli de mi ekli sende? diyerek konuyu değiştirmeye çalıştı. merve hala abisinin kim olduğnu anlayamamış. yemedim tabiki.. böyle zekiliklerim vardır. benim silahlarımı bana karşı kullananların cezasını aklımla veririm. önemli'in babasıyla annem tanışıyor mu? dedim. yok nereden tanışsınlar diyor. bu annem çok fena kadın. kızı da tembihlemiş amk ağzından laf alınmıyor.
not: illüminati ve önemli'in babası annemin peşinde olabilir.
gittim anneme dedim anne bugün 1. kattaki kadına gittim. ne diller döktü babamla msnde görüştüklerini sana söylememem için dedim. ne olursa olsun o benim annem. bilmeye hakkı var.. saçmalama oğlum git başımdan diyor amk. bu kadın ağır gerizekalı. neyse üstelemeyip yarın alışverişe gitmemiz lazım anne dedim. niye? dedi. cevap vermemek için bugün ne giysem'in program müziğini mırıldanmaya başladım. böyle zekiliklerim vardır. tartışma istemediğim noktalara kayınca aklımla olaya müdahil olur, işleri yoluna sokarım. neyse yarın gidicem ben gelirsen 1 buçuk gibi hazır ol dedi. bir şey söylemeden gidiyor görünmemek için ''kim, kiminle, nerede, ne zaman ve nasıl yakalandı? ünlüler dünyasından çok özel haberler, flaş gelişmeler, müthiş ayrıntılar! meral kaplan'ın sunduğu "süper kulüp" pazar 23.30'da fox'ta!'' diye bağırdım ve koşarak odama çıktım. eti cinim yoktu, inci de sıkıyordu. ben de uykum gelene kadar oturup rasim ozan kütahyalı'nın ne gibime derman olduğunu düşünmeye başladım.
not: meral kaplan ve barbaros şansal tanışıyorlar.
eve gittiğimizde merve'nin okuldan geldiğini gördüm. çünkü kapıyı bize o açtı. nasılsın merve? dedim. iyi abi dedi. bana nasıl olduğumu sormayacak mısın? dedim. öğrensin böyle şeyleri amk.. kaç yaşına geldi hala adama hal hatır sormayı bilmiyor. of peki abi nasılsın? dedi neyseki. filistin gibiyim işte... biraz sürgün, biraz yaralı, hep endişeli. dedim. cevabım onu etkilemiş olacak ki gözleri doldu, bir yutkundu sanki. arkasını dönüp gidiyordu ki gergin atmosferi dağıtmak için gel dedim bak sana ne hediyeler aldım. aman abi istemiyorum diyerek odasına yöneldi. görgüsüz bu kız.. babamdan korkuyor herhalde. geçen sene doğum gününde merve'ye sigara tabakası, çakmak ve permatik aldığımdan beri kıza hediye almamı yasaklamıştı oç. ama duramadım işte.. hemen koşarak kapıyı kapatmasına izin vermedim ve araya ayağımı koydum. böyle çevikliklerim vardır. beklenmeyen anda 1-2 adım hızlı atarak insanlardan öne geçerim. dur dedim hele bir gör hediyeleri.. istemiyorum abi dedi. kızım görgüsüzlük yapma bakmazsan birkaç sorumu cevaplamak zorundasın deyince aldı içeri. o sıra kapı bir şey diyecek oldu, daha önemli bir meseleyle meşgul olduğumdan cevap vermedim. neyse ayşin shoptan aldığım her renkten, her zevkten hanımlara uygun 8 çeşit sütyeni çıkardım poşetlerinden. abi bunlar ne? sen nasıl bir manyaksın? diyor amk. benle eddie murphy dublajı gibi konuşma patlatırım ağzına dedim. abi sanane benim göğsümden, sütyenimden yeter diye bağırıyor kevaşe. bak dedim her rengi, çeşidi var. seni düşündük aldık ayıp ediyorsun dedim, bağırmaya başladı. annem ne var yine? diyerek odaya yönelince kapı çabuk kitlen, kapı hadi, kapı nolur dedim. oç beni dinlemedi, annem içeri girdi kovdu beni odadan. bu kapı da ayrı bir alıngan oldu amk. herkes bir garip.. 2 dakika daha önemli meselemiz vardı cevap veremedik oç neyin tribindesin? herkes bana karşı zaten. neyse çaresiz odama çıktım.
not: ayşin shoptaki kızla kavga ettiğime de değmedi amk.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.03 01:58 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 1

hep merak ediyorum amk hiç aklımdan çıkmıyor. leş gibi sigara kokuyor puşt nasıl yatılır altına..
kız kardeşim var 12 yaşında. hala kız.. daha bozmadılar da onu. onu kim gibecek acaba? babam gibi leş biri koymasa sevgi bari.
aldım karşıma konuştum ama. ergenliğe girmeden anlatmak lazım böyle şeyleri.. bak dedim arkaünü gibtirme kimseye, amdan ver vereceksen insan gibi. bacak kıllarının tıraşını falan ihmal etme. her zaman sexy ol dedim. sakso olayını şimdiden öğren dedim. şaşırdı biraz şok oldu açıkçası gitmiş anneme söylemiş. babam geldi gitarı kafama geçirdi. bayılmışım.. şimdi çıkmıyorum odadan.
geçen kızı tuttum kolundan çektim karşıma konuştum. dedim niye gidip yetiştiriyorsun konuştuklarımızı? abi ne biçim laflar onlar olur mu öyle şeyler ne ayıp söylüyorsun diyo. kes dedim, elbet sen de vereceksin.. yaşın geliyor. ben senin mutluluğun için uğraşıyorum dedim. bu ağlamaya başladı bağırarak. babam duymuş aşağıdan amk ekmek bıçağını almış geliyor oç nerden anladıysa. kapıyı kitledim giremedi annem yalvar yakar ikna etti de sakinleşti.
bak dedim senin yüzünden aile düzenimiz bozuldu, nifak tohumları ekiyorsun huzurumuza. bu hala ağlıyor.. kalk dedim çocuk olma. özür dilerim abi diyor hüngür hüngür ağlayarak. abi yüreği dayanır mı? gel dedim neşeni yerine getiriyim senin. açtım xhamsterı al dedim gezin biraz bu sitede. ben tetris oynuycam.
neyse akşam oldu. baktım aşağıdan garip garip sesler geliyor.. ulaa dedim akşam saat 9 bu saatte gibişe mi başladılar? sessizce bir iniyim dedim bir baktım salonun ışığı yanıyor amk, sesler de ordan geliyor. kapıya yaklaştım sessizce dinleyim derken birden babam açtı kapıyı amk terli de değildi. napıyorsun burda lan gavat? diyor. benim de boşluğuma denk geldi gibişiyorsunuz sandım dedim. yumruğu bir geçirdi oç burnum yarım saat kanadı.
1 saat sonra geldi yanıma. tuttu ensemden oğlum bak adam ol artık, sen ne biçim insansın? bir etrafına bak bir gariplik yok mu sende? diyor. dedim baba ne alakası var. bu da hayatın gerçeği değil mi. gavat mısın oğlum sen? diyor. pgibolojik destek almamı istiyorlarmış yine. en son 5 sene önce gidip bırakmıştım. oç pgibiyatr çıplak fotoğrafımı mutfağa astığımı duyunca cinsel sapkınlıkların var demişti. kocan seni iyi gibememiş deyip vurup kapıyı çıkmıştım. gerçi o olaydan sonra da 1 araba dayak yemiştim babamdan ama olsun verdiğim ayara değmişti. bir daha gibseler gitmem. gerçi gibseler giderim..
neyse bu olaylar üzerine 2 gün odadan çıkmadım. eti cin ve topkek tüketerek yaşadım. soran da olmadı oğlum aç mısın susuz musun? diye. annem bir kere geldi oğlum karnının durumu nasıl? diye. cappy içiyorum anne kapat kapıyı dedim. lafı gediğine oturttum oh olsun.. zulam bitince babama durumu bildirmek için aşağı kata indim. dedim baba eti cinlerim bitmiş. alırız amk alırız sesin çıkmasın yeter ki diyor.. çok fena ağlamaklı oldum. üvey evlat muamelesi görmekten bıktım artık dedim. adam ol o zaman diyor oç.. annemin 2004 kemer tatilindeki bikinili fotoğraflarını apartmanın girişine yeniden yapıştırıyım da görsün amcık. gerçi önceki yaptığımda kolumu kırmıştı ama olsun en azından o zaman ilgilenen oluyordu. hemşireler falan bu kez etekli olur belki.
şimdilik o planı sonraya bıraktım. neyse anlatmaya devam ediyim.. şükran teyze geldi kızıyla geçen öğlen oturmasına. sesleri duydum aşağıdan. kızı benim yaşlarımda ben 7 ye giderken 2. sınıftaydı yanlış hatırlamıyorsam. ben de ortalığı kolaçan ediyim biraz da dolaptan mandalina çalıyım diye indim aşağıya. babam ayısı da çarşıda.. neyse doldurdum zulayı geçerken sesimi duymuşlar. annem seslendi girdim odaya. bir merhaba desene şükran teyzengile diyor. şükran teyze nasılsın? dedi. şükran teyze camları silerken dikkat edin eteğiniz sıyrılıyor dedim. kadın nedense çok bozuldu.. kızı da mal mal bakıyor. annem defol diye bağırdı. zaten bu olaydan sonra tamamen karar verdim fotoğraf planını hayata geçirmeye.
o sırada kız kardeşim de okula hazırlanıyor. 5 e gidiyor kardeşim büyüdü artık, gelişiyor uzuvları.. ama nedense göğüsleri hala büyümedi. gittim dedim merve dedim senin göğüslerin çok küçük. abi git benle uğraşma diyor.. bir etek giymiş nerdeyse ayakkabasına kadar. kızım çek biraz şu eteği bu ne hal? başıma bela mı olacan? dedim. abi sen nasıl bir insansın utanıyorum senden diyor. herkes deli diyormuş arkamdan.. bak dedim verdiğim öğütlerin değerini ilerde anlıycaksın. daracık amını elin apaçilerine gibtirtmem senin dedim. anneme bağırdım dedim anne bu kızın eteğinin hali ne? çeksin biraz yukarı sınıfındaki erkekler insan değil mi? dedim. ay bu çocuk öldürecek beni salim bir gelseydi salim diyor. babama güveniyor amk. nedense kadınlar kendilerini bozan erkeklere gereğinden fazla güveniyorlar. ben olsam babamı aldatırdım.
geçtim üst katın dış kapısının önüne beklemeye başladım. merve nin okuldan çıkış saatine daha 3 saat vardı ama bir umut bekleyim dedim yine de. o sırada babam geldi köselesinin sesi 1 km den duyuluyor ayının. ben de dikkat çekmek için öksürme numarası yaptım. böyle zeki taraflarım vardır. akıllı numaralarla insanları ağıma düşürürüm. neyse oğlum dedi orda mısın? evet gelsene dedim. iyi niyetli tavrımdan cesaret almış olacak ki napıyorsun burda üşütme geç içeri dedi. kız kardeşimi bekliyorum baba dedim. aferin oğlum hep düşün kardeşini böyle, saçma sapan konuşma bida tamam mı? dedi, alnımı öptü. çok duygulandım lan. niye itlik yapıyorum pamuk gibi adama? dedim. tamam baba dedim hep koruycam kolluycam onu. aferin oğlum onun geleceği çok önemli bizim için dedi. ben de samimiyetten yüz buldum biraz açıkçası ''evet baba. biliyor musun bence ileride çok sexy bir kız olacak. erkekler peşinden koşar valla hep * '' dedim. dirseğini ağzıma geçirdi dişim kırılıyordu amk. gibtir git gözüm görmesin seni dedi.
not: ben babam olsam şükran teyzeyi taciz ederdim.
bu olay üzerine biraz düşündüm ve patates sevdiğime karar verdim. durum buyken hiçbir şey yapmadan oturmak beni rahatsız ediyordu. bizimkilere görünmeden evden çıktım ve şükran teyzelerin kapısını çaldım. mehmet amca açtı kapıyı.. niyetimi belli etmemek için patatesiniz var mı? dedim. böyle cinliklerim vardır benim. akıllı yanlarımı insanlara hissettirmeden kullanırım. annen mi istiyor evladım? dedi. sanane benim annemden oç dedim hamle yapmasına izin vermeden uzaklaştım. kapıyı kapatıp kitledim. fakat bu olay beni çok sinirlendirmişti. kız kardeşimin profilinden elayı bulup facebooktan onu dürttüm de neyseki biraz sinirim geçti. umarım mehmet amcayla bir daha karşılaşmayız.
not: mehmet amcam annemle niye bu kadar ilgili?
ertesi gün kız kardeşimin sınıf arkadaşı yelizin annesi geldi bize. duydum benim hakkım da konuşuyorlardı. yahu bu kadının benle ne alakası var? diye düşündüm ve alt kata inip yakından dinlemeye karar verdim. mesele şuymuş dinleyince siz de güleceksiniz; neymiş efendim neden yelizin facebook duvarına terbiyesiz videolar atıyomuşum. terbiyesiz video dediği de redtube dan çözünürlüğü iyi bir gay ferresi. doğum günüydü kızın düşündük kötülük mü ettik? neyse ezik annem binbir özür diliyor, dil döküyor falan. bence annem bunları kadının kocasından hoşlandığı için yapıyor. kadının kocası var mı bilmiyorum ama varsa kesin hoşlanıyordur annem. en son kadın hakkımda akli dengesi bozuk mu? falan diyecek oldu daldım içeri. benim evime neden etek giymeden geliyorsunuz? dedim. cevap hakkı tanımadan koşarak çıktım odama ve bir süre ağladım.
not: kadının kocası olsam şükran mehmet amcayı ellerdim.
olayın akşamında merve odama çıktı. kapı kitliydi tabi giremedi içeri.. böyle hınzırlıklarım vardır insanları tuzağıma düşürürüm. abi aç kapıyı diye bağırdı. fakat ona sütyen takmayan hiçbir kadının odama giremeyeceğini uygun bir dille belirttim. abi aç kapıyı diye bağırınca uyuyan babamı uyandıracağından korkup aldım içeri. abi neden arkadaşlarımı faceden ekliyosun? duvarlarına neden kötü şeyler atıyosun? dedi. daha çocuk olduğundan bu tip şeylerin önemini anlamayacağının farkındaydım. konuyu değiştirmek için biraz mitoz bölünmeden ve üslü sayılardan bahsetmeye çalıştım. fakat merve ısrarcı oldu ve aynı soruları birdaha sıraladı. merve bence göründüğünden daha olgun bir çocuk. yine de konuyu değiştirmek için çakmağın kibritten daha sonra bulunduğundan bahsettim. of senle uğraşılmaz gibilerinden bir laf edip uzaklaştı. merve zeki bir kız olsa da unutmamalı ki ben onun abisiyim ve daha çok görmüş geçirmişliğim var. bu tip laf cambazlıklarına gelmem. merve gidince kapıyı yeniden kitleyip babam uyanmadan uyuyo taklidi yapmaya başlamaya karar verdim.
not: merve olgun bir kız olsa da göğüsleri yeterince büyük değil bence.
ertesi sabah zil sesiyle uyandım. saate baktım daha 9 buçuktu. babam çoktan işe gitmiş, annem de daha uyanmamıştır diye düşündüm. merve de öğlenci olduğu için o saatlerde uyuyor çünkü göğüslerinin gelişmesi için uyku çok önemli. kapıyı ben açmaya karar verdim indim aşağıya. karşımda turuncu mont giymiş 2 adam vardı. günaydın dediler cevap vermedim. biz acr güvenlik hizmetlerinden geliyoruz binanızın güvenliği için... bir şeyler dedi tam hatırlamıyorum. bizim siyasetle işimiz olmaz deyip kapattım kapıyı. uykudan 1 kere uyanınca bir daha uyuyamıyorum. en iyisi annemin kalkmasını beklemek ve olayı ona anlatmaktı. başımıza bir şey gelebilirdi.. annem uyanana kadar merve'nin odasına gidip onu uyurken izlemeye karar verdim. fakat kapısı kilitliydi. sonra hatırladım 2 yıl önce odasına girip twilight posterini kilodumun içine sakladığımdan beri o kapıyı açık tutmuyordu. en iyisi apartmanın deposuna inip kirli kilotlar napıyor ona bakmaktı. depoya indim ve onları bir süre izledim. hareketsiz öylece duruyorlardı ve bu biraz can sıkıcıydı. olaya heyecan katmak için deponun anahtarını kapıcı dairesinin paspasından çalıp kendimi depoya kitledim. şimdi işler değişmişti..
not: hala bilmiyorlar o poster nerede..
eti cinli kahvaltımı yaptıktan sonra apartmanın önüne çıkmaya karar verdim. hava güzeldi ve komşu çocukları sokakta top oynuyorlardı. futboldan pek anlamam ama çocuklar mutlu olsun diye arada onlara katılıyorum. anneme çaktırmadan gizlice evden çıktım ve apartmanın çocukları ziya, levent, semih ve ercana katıldım. onlar beni herkesten çok seviyorlar bence.. bir kere bile oyunlarına almadıklarını görmedim. neyse kaleye geçtim ve yediğim bir golden dolayı ziya bana tepki gösterdi. ona büyük ablasının neden türbanlı olduğunu sordum. sanırım sorumu anlamamış olacak dik dik yüzüme baktı. eşeklik bendeydi ki kafama takılan bir soruyu 8 yaşında çocuğa soruyorum. duyarlı davranıp 2. kata firuze teyzelerin dairesine çıktım. kapıyı firuze teyze açtı ve sorumu bir kez de onun için tekrarladım. defol git oğlum sabah sabah arama belanı dedi. neden bu kadar sert çıktığını anlamadım? sanırım firuze teyzenin toplumla iletişime geçme, insanlarla bağ kurma konularında sıkıntıları var. bir kere ne sabahı saat 12 yi geçmişti.
not: bence babam geceleri firuze teyzeyi düşünüyor.
daha sonra akşama kadar odama çekilip inci sözlükte takıldım. akşam babam geldi ve yanıma çıkmaya, halimi hatrımı sormaya bile tenezzül etmedi. buna biraz içerlemiştim açıkçası.. onlar salondayken gizlice merve nin odasına gittim. kapıyı çaldım, aç kapıyı dedim. ne var? dedi annem portakal suyu yolladı dedim ve kapıyı açtırdım. böyle zekiliklerim vardır, insanlara aklımla çalımlar atarım sık sık. merve senle çok ciddi bir şey konuşmam lazım dedim. söyle abi? dedi bıkkın bir ifadeyle. vajinanın hala doğduğun günki kadar el değmemiş olmasından rahatsız değil misin? dedim. vajina ne abi? dedi. bacaklarının arasındaki tatmin bölgesi. orayı parmaklamalı ve artık kendine bir eş bulma vaktinin geldiğini anlamalısın dedim. içeri seslendi, babamı çağırdı. ne zamandır dayak yemiyordum. huurnun evladı anahtarlığıyla vurdu gözüme. siz yobazsınız, kim istemez kardeşinin kestaneyi çizdirmesini? dedim ve koşarak odama çıktım. gururum incinmişti.
not: kestane şekerinin şerbeti meniden yapılıyor olabilir.
yaklaşık 15 dakika sonra babam odama çıkıp kapımı tıklattı. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? diye sordum. cevap veremeyince almadım içeri. sinirlenmiş olacak ki kendi annesine küfretmeye başladı. insan annesine küfredebilecek samimiyeti kendinde bulabilmeli bence. bu davranışı hoşuma gittiğinden aldım içeri. kolumdan tutarak yatağa fırlattı beni. neyse ki kemeri yoktu ve bu bu kez çok da ağır bir dayak yemeyeceğimin garantisiydi. bak eşek oğlum biz seninle ilgili bir karar aldık dedi. hiç tepki vermeden suratına baktım, devam etmesini bekliyordum. perşembe günü için randevu aldık pgibiyatra gönderiyoruz yeniden seni dedi. dayak yemeyeceğime sevinsem de pgibiyatr olayı hoşuma gitmemişti. baba dedim benim pgibiyatrla bir işim yok, bacak bacak üstüne atıp dikkatimi dağıtıyorlar dedim. kes gideceksin avradını gibtirme dedi.. babamın avradıma küfretmesi çok sinirlerimi bozuyor çünkü michelle rodriguez değerli bir kadın. iyi amk dedim gideriz. bu yapıcı yaklaşımım onu şımartmış olacak ki he adam ol gibilerinden atarlı bir laf etti. tam kapıya yönelmiş çıkıyordu ki, baba bir şeyi unutmuyor musun? dedim. neyi? diye sordu. önder açıkbaş soruma hala cevap vermedin dedim. avradıma bir kez daha küfür etti. işte bu biraz fazla olmuştu..
not: gideceğim pgibiyatrla önder açıkbaş'ın bir alakası olabilir. dikkatli olmam gerekiyor.
peynirli eticin kalanını yarın anlatmam gerektiğini söylüyor. elayla saat 4 için sözleşmiştik fakat balkona çıkmadı. nazlı halleri hoşuma gidiyor. yarın anlatmaya devam edicem. iyi ki beni anlayan arkadaşlarım var.
pgibiyatrı ziyaret edeceğim gün sabah erkenden uyandım. bir süre yorganı bacaklarımın arasına alarak ela'yı hayal ettikten sonra aşağı indim. babam kahvaltı yapıyordu yalnız başına. günaydın dedi cevap vermedim. baba kahvaltını neden kendin hazırlıyorsun? dedim. anneni yormak istemiyorum oğlum dedi. gece verdiği yok, sabah kahvaltıya kalkmıyor nasıl kadın bu baba? dedim. baktım ters ters bakıyor lafı değiştirmek için biraz friedrich engels'in ailenin, devletin ve özel mülkiyetin kökeni eserinden bahsettim. oğlum dedi bak sen kendinin farkında değilsin. normal değil bu hallerin seninle ilgili yıllardır çok endişeleniyoruz dedi. bugün ve bundan sonra ferhat beye gitmeyi ihmal etmiyceksin dedi. o kim? dedim pgibiyatrmış amk. oha amcık ağız pgibiyatr erkek mi bir de? diye bağırdım çatalı kafama fırlattı. fakat hızla çekilip çatalın buzdolabına çarpmasını sağladım. böyle zekiliklerim vardır. insanları beklenmeyen reflekslerimle şaşırtırım. ya baba pgibiyatr erkekse gitmem, erkekler benden hoşlanıyor, çok rahatsız oluyorum dedim. avradıma küfretti ve odama gitmemi söyledi. 3. kez avradıma küfretmesi sinirlerimi bozmuş olsa da canımın yanmaması için odama çıkmam gerekiyordu. odama çıkıp bizimkilerin uyanmasını bekledim.
not: merve nin memeleri en çok sabah 5-7 arasında gelişiyor bence. o yüzden uyuması lazım.
odadaki saat 9 buçuğu gösterirken babam evden çıktı. kapı sesinden anladım. böyle zekiliklerim var, insanlar benim farkında olmadığımı sandığı hareketleriyle kendilerini ele verirler bana karşı. merdivenleri parmak ucumda inerek merve nin odasına yöneldim. kapının önünde durdum ve biraz kapıyı seyrettim. her kapının farklı bir karakteri var bence. biliyorum ki merve nin kapısı bana karşı boş değil. bir kere gece su içmeye kalktığımda benle konuşmuştu çünkü. biraz bakıştıktan sonra kapıya vurdum ve uyanmasını söyledim. hiç ses seda gelmiyordu. mastürbasyon yapıyor olabileceğini düşünüp duyarlı bir abi olarak onu rahat bırakmam gerektiğini düşündüm. annemin odasına paldır küldür girip onu dürterek uyandırdım. ne var? dedi. emek ege ve özgür buzbaş'ın sunumuyla ''spor gecesi'' hafta içi her akşam 23:45'te ntvspor'da dedim. uyandı ve yüzünü yıkamaya gitti. ben de o sırada beklerken ne yapacağımı bilemediğimden enrique iglesias'tan hero parçasını mırıldandım. fakat sözlerini ve ezgisini bilmediğimi farkettim.
not: annem tuvalete sadece yüzünü yıkamaya girmiyor bence.
annem tuvaletten çıkınca merve'nin uyanıp uynamadığını sordu. odasında kendini tatmin ediyor dedim. annemin gözleri yuvalarından fırlıycaktı hemen koştu kapıya vurdu kızım dinleme abini diyor. sanki ona mastürbasyon yapmasını ben söyledim. her şeyi benden bilmeye bayılırlar. merve açtı kapıyı ne diyorsun anne sen? falan gibi bir şeyler dedi. nasıl becerdi bilmiyorum ama annemi mastürbasyon yapmadığına inandırmış ve kabak benim başıma patladı. merve çok zeki bir kız bence. ben ergenlik çağlarımda mastürbasyon yaparken hep yakalanırdım. babam bunun sebebinin ''kurtarın beni'' diye çığlık atmam olduğunu söylüyor ama bu konuda merve'nin kapısının parmağı olabilir bence. merve kalktı ve annemle kahvaltıyı hazırladılar. biraz çay yudumlamak biraz da merve'nin göğüslerinin gelişimini gözlemlemek için ben de oturdum masaya. abi ne bakıyorsun? dedi. muz yer misin? dedim. hayır diyor asdhfjıkewfewf anlamadı espriyi. merve yeterince zeki olmayabilir.
not: annem merve ve göğüslerini rahat bırakmalı artık.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.04.16 13:39 CedricCheniSikiyor düşünsenize

düşünsenize adamın teki; uzaktan sevdiğiniz ve yüzüne dahi bakmaya kıyamadığınız, açılmaya korktuğunuz o melek gibi kızı altına almış, bağırta bağırta orgazma ulaştırıyor. kız orgazmdan kilitlenerek o kadar sıkı sarılmış ki geri çekilmeye vakit bulamadığından tohumlarını kızın içine akıtıyor ılık ılık. tam da günündeymiş kız. yumurtası en olgun dönemde. o erkeğin spermleriyle dölleniyor yumurtası. ikisine ait bir zigot gelişmeye başlıyor rahminde. hay allah. içinde spermleriyle uyuduğu erkek sabah oflaya puflaya kalkıp ertesi gün hapı alıyor da kurtuluyorlar embriyoya dönüşmeden. bundan sonra daha dikkatli olacaklar. ertesi sefer anal yoldan birleşiyorlar kızla. bir gecede tam üç defa, evet üç defa kalın bağırsağını sıcak spermleriyle dolduruyor o melek gibi kızın. ara sıra parmaklarını vajinasının dibine kadar sokup cervixiyle lıp lıp oynuyor. kızın kaç kere spermleri yuttuğunun haddi hesabı yok. daha sonraları erkeği içine rahat rahat boşalabilsin diye parasını cebinden karşılayarak spiral taktırıyor kendisine.
kız bütün her şeyini teslim etmiş ve onun olmuş. ayağa kalktığında bütün deliklerinden spermler sızıyor bacaklarına doğru.
sen ise uzaktan birlikte olsaydınız neler yapardınız hayalleri kurup "acaba bu kız bana bakar mı" diye iç geçirmekle kalıyorsun. ahh ah dostlarım, hayat bazen çok acımasız. bizim gibi betalar anca uzaktan bakıp acı çekiyor...
submitted by CedricCheniSikiyor to KGBTR [link] [comments]


2020.03.15 19:28 720pizleme Issız Adam izle (2008) Tek Parça

Issız adam izle Filmi Konusu 30'lu yaşlarda Kendi restorantını işleten bir aşçı olan alper oldukça savruk bir hayat yaşamakmaktadır.Günübirlik ilişkilerle günlerini geçiren lüks denebilecek düzeyde ancak yanlız bir hayata sahiptir.Bir gün çağırdığı eski bir dostu olan escortla sık görüşmeye başlamasıyla escortun artık çapkınlık yapamıyormusun yaşlandın oğluuum kelimeleri Alper'in içindeki karı kız arama isteğini güçlendirmiştir.Issız adam Alper için artık toparlanma vakti. Issız adam izle - Kitapçıda tanıştıkları 20'li yaşlardaki olgun bir kız olan Ada'yı gözüne kestiren alper takip ederek işyerini öğrenmiştir.Ada'nın Aramakta olduğu kitabı ondan önce bulup hediye olarak götürmüştür.Birbirine zıt olan iki yaşamı birleştiren bu haraket ile Alper daha önce hiç alışık olmadığı ve kendini huzursuz hissettiren düzenli ilişki yolunda ilerliyordur. Issız Adam Filmi Hakkında Genel Bilgilendirme Çağan Irmak Yönetmenliğinde Çekilen Türk Film tarihi açısından değerli bir eser olan 2008 yapımı Dram filminin oyuncu kadrosuna baktığımızda Aslı Aybars, Cemal Hünal, Gözde Kansu, Melis Birkan, Yıldız Kültür isimlerini görmekteyiz 720pizleme.com Keyifli Seyirler Diler..
submitted by 720pizleme to u/720pizleme [link] [comments]


2019.06.11 16:34 fragmanlife Yemin Dizisi Oyunculari Konusu ozeti Kanal 7

Yemin Dizisi Oyunculari Konusu ozeti Kanal 7 Yemin Dizisi Kanal 7 de Karamel yapımdan.. Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak olan uzun süredir beklenen karamel yapımın yeni günlük dizisi Yemin oldu. Çok yakında oyuncu kadrosunu sizlere uzunca yazacağız. Şimdilik belli olan oyuncuları baş rolde Özge Yağız ve Gökberk Demirci bulunuyor. Kanal 7 ekranlarında hafta içi her gün yayınlanacak olan yemin dizisinin oyuncu kadrosunu yapımcısı karamel film en kısa sürede bizlerle paylaştıktan hemen sonra biz de sizlere aktaracağız.
Yemin Dizisi Oyuncuları Konusu Özeti Fragmanı Kanalı (Kanal 7)Yemin Dizisinde Emir ve reyhan karakteri Yemin dizisi Reyhan karakteri – Özge Yağız Yemin dizisinde Reyhan karakterini oynayacak olan oyuncu daha önce Adını Sen Koy dizisinden hatırladığımız Zeliha karakterine hayat veren başarılı oyuncu Özge Yağız’dır. Özge Yağız Adını Sen Koy dizisinin 2. sezonunda dahil olmuş ve Adını Sen Koy dizisindeki Zeliha karakteri ile ön plana çıkmaya başlamıştı. Başarılı ve güzel oyuncu Özge Yağız Adını Sen Koy dizisinin bitmesinden sonra Karamel yapımın yeni dizisi olan de Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak olan Yemin dizisinde başrol oynayacağı kesinleşti ve Reyhan karakteri olarak karşımıza çıktı.
Yemin Dizisi Reyhan kimdirKanal 7 ekranlarında başlayacak olan ve önceki gün yeni tanıtım fragmanı yayınlanan Yemin dizisinin başrol oyuncusu olan Özge Yağız dizide Reyhan karakterine can verecek. Yemin dizisinde Reyhan kimdir yemin dizisinin başrol oyuncusu Reyhan karakteri hakkında detaylı bilgileri sizlere yeni sayfamızda ileteceğiz. Yemin Dizisi Reyhan kimdir..
Yemin dizisi Emir karakteri – Gökberk Demirci Yemin dizisinde Reyhan karakteri ile birlikte oynayacak diğer başrol oyuncusu da yine Adını Sen Koy dizisinden hatırladığımız Gökberk Demirci oldu. Gökberk Demirci yemin dizisinde Emir karakterine hayat verecek ve başrolleri Reyhan ile birlikte paylaşacak. Yemin dizisinde başrol Emir kimdir yemin dizisinin erkek başrol oyuncusu olan Emir karakterini canlandıran Gökberk Demirci hakkında detaylı bilgileri yeni sayfada sizlere duyuracağız. Yemin dizisinde Emir ve Reyhan karakterleri birbirine uygun mu Sizler yakıştırdınız mı bu konu hakkında yorumlarınızı lütfen aşağıya yazınız. Yemin dizisinde Emir kimdir?Yemin Dizisinde Emir gökberk demirci
Bildiğiniz üzere Kanal 7 birçok günlük dizi yayınlamakta ve uzun süreli yakınlara imza atmaktadır. Diğer kanallar gibi reyting kaygısı gözetmeyen Kanal 7 şu anda yayınlamakta olduğu Elif dizisinin 5 yıldır yayınlanmakta olduğunu hatırlatmak isteriz. Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak olan karamel yapımın yeni dizisi Yemin oyuncu kadrosuyla ve tüm detaylarıyla sitemizde yer almaya devam edecek.
Yemin dizisi Kemal Karakteri – Can Verel Yemin dizisi Kemal Karakteri - Can Verel1982 yılında dünyaya gelen Can Verel Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde oyunculuk eğitimi almış ve ilk oyunculuk deneyimini ise Omuz Omuz’a isimli dizide yaşamıştır. Can Verel, Gemilerde Talim Var isimli diziden sonra Selana isimli dizide Aleko karakterini canlandırmıştır. Arka Sokaklar dizisinde Selim karakterini canlandırmıştır. Oyuncu Sen Anlat Karadeniz adlı dizide bir psikologu canlandırmıştır.
Yemin dizisi Cavidan karakteri – Arcan Gürses Yemin dizisi Cavidan karakteri ask da şükran rolündeydi1959 yılında Ankara ilinde dünyaya gelmiştir. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur. Yemin Gül Gürses, son olarak Adını Sen Koy dizisinde Şükran karakterini canlandırmıştır. Oldukça uzun süre bu dizide oynayan oyuncumuzu Adını Sen Koy izleyicileri hatırlayacaktır.
Yemin dizisi Cemre karakteri – Ceyda Olguner Yemin Dizisi Cemre rolü gerçek adıYemin Dizisi Ceyda Olguner (Cemre) : 1987 yılında Ankara ilinde dünyaya gelen Ceyda Olguner, üniversiteyi Ankara Üniversitesi Dil Tarih-Coğrafya Tiyatro bölümünden mezun olmuştur. Saklı Kalan dizisinde Ece karakteri ile ilk televizyon deneyimini yaşamıştır. Zeyrek ile Çeyrek, Sevda Kuşun Kanadında, Muhteşem Yüzyıl ve Masum Değiliz dizilerinde rol almıştır. Ceyda Olguner hakkındaki detaylı bilgi için Tıklayın >> Yemin Dizisi Cemre Kimdir?
Yemin dizisi Masal karakteri – minik kız oyuncu Cansın Mina Gür Yemin Dizisi Cansın Mina Gür (Masal)Yemin Dizisi Cansın Mina Gür (Masal) : Yemin dizisinin en minik oyuncularından biri olacak olan Cansın Mina Gür, dizide Masal karakterini canlandıracak. Cansın Mina hakkında çok fazla detaya sahip olmamakla birlikte oyuncu bir çok reklam filminde izleyici karşısına geçmişti. Vakıfbank, ABC temizlik reklamı, Kemal Tanca ayakkabı ve çanta reklamı gibi reklamlarda oynayan oyuncunun ilk dizisi Yemin olacak.
Yemin dizisi Tuğçe Ersoy Kacarski Yemin Dizisi Tuğçe Ersoy Kacarski : 1978 yılında dünyaya gelen oyuncu Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde oyunculuk eğitimi aldı. The İmam, Plajda, Hanımın Çiftliği ve Ay Tutulması projelerinde yer alan oyuncu son olarak Adını Sen Koy dizisinde Ömer’in annesi Jülide’yi canlandırmıştır.Yemin dizisi Tuğçe Ersoy Kacarski
Daha önceden haberini yapmış olduğumuz karamel filmin yeni dizisi uzun ömürlü bir günlük dizi olacak. Biz farklı bir kanalda bekliyorduk ancak uzun ömürlü olması ve reyting kaygısı gütmemesi için Kanal 7 ile anlaşmaya varıldığı duyuruldu. Yemin isimli günlük dizinin çok yakında oyuncu kadrosu ve tüm detayları açıklanacak ve akşam haberleri öncesinde Kanal 7 ekranlarında izleyicilerle buluşmaya başlayacak.
Yemin Nerede Çekiliyor TIKLAYIN, (Kanal 7) Yemin dizisinin çekildiği mekanlar Yemin Dizisi Kanal 7 de Karamel yapımdanYemin Dizisi Oyuncuları Adını Sen Koy dizisinden mi olacak? Yemin dizisinin oyuncu kadrosu büyük ihtimalle Adını Sen Koy dizisinde oynayan oyuncuların bazılarını içerecek ancak tamamının olması mümkün değil. Bu dizide Erkan Meriç olacak mı olmayacak mı Yemin dizisinde Erkan Meriç’i görebilecek miyiz ilerleyen günlerde yemin dizisinin oyuncu kadrosu belli olduktan hemen sonra bunu göreceğiz. Ancak Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak olmasından dolayı Erkan Meriç’in uzun süreli bir günlük dizide olup olmayacağına emin olamadık.
Kanal 7 ekranlarında hafta içi her gün yayınlanacak olan yemin dizisinin önümüzdeki günlerde yeni tanıtım fragmanları yayınlanacak ve bizde sizlere hem oyuncu kadrosunun hem de yeni tanıtım fragmanlarını bu sayfadan ulaştıracağız. Yemin dizisinin tüm oyuncularına detayları ile birlikte sizlere aktarırken sizlerden gelen istekler doğrultusunda Yemin dizisi nerede çekiliyor Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak olan yemin dizisinin çekildiği mekanlar, Yemin dizisinde çalan şarkılar müzikler Yemin dizisi Kanal 7’de ne zaman başlayacak kimler oynayacak gibi birçok soruya cevap vermeye çalışacağız.
Yemin Dizisi oyuncu kadrosu Kanal 7Yemin Dizisi hakkında yorum ve görüşleriniz… Sizler de yorum ve görüşleriniz de kanal 7’nin yeni dizisi olan yemin dizisinin hem oyuncularını hem de senaristliğini ve yönetmeni hakkında bilmediklerinizi sayfamızda sorabilir diğer yorumcularımızla tartışabilirsiniz. Kanal 7 ekranlarında çok yakında başlayacak olan Yemin dizisi ile ilgili Tüm detayları sizlere sunmaya devam edeceğiz. Sizler de Yemin dizisi ile ilgili yorumlarınızı yazabilir bulduğunuz tüyoları sayfamızdan paylaşabilirsiniz.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.01.15 21:49 fragmanlife Hayat Sarkisi dizisi konusu ve oyunculari

Hayat Sarkisi dizisi konusu ve oyunculari Hikaye ve Künye Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerem’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler.
İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir. Gençler kendi aralarında bu mecburi evlilikle ilgili kararlar alıp, buldukları çözümlerle rahatlasalar da; hiç hesaba katmadıkları Hülya’nın planları çoktan devreye girmiştir.
Yapım : Most Production Yapımcı : Gül Oğuz Uygulayıcı Yapımcı : Soner Güven Genel Koordinatör : Gülay Budak Mercan Yönetmen : Cem Karcı Senaryo : Mahinur Ergun Görüntü Yönetmeni : Aras Demiray Genel Sanat Yönetmeni : Emine İnan Sanat Yönetmeni : Pınar Yavuz Oyuncular : Burcu Biricik (Hülya), Birkan Sokullu (Kerim), Tayanç Ayaydın (Hüseyin), Ecem Özkaya (Melek), Ahmet Mümtaz Taylan (Bayram), Seray Gözler (Süheyla), Deniz Hamzaoğlu (Kaya), Pelin Öztekin (Zeynep), Deniz Altan (Bade), Aydan Taş (Nilay), Olgun Toker (Mahir), Almila Bağrıaçık (Filiz), Serap Önder, Pınar Hamzaoğlu (Ceylan), Sibel Melek Arat (Küçük Hülya), Taha Yusuf Tan (Küçük Kerim), Aden Duru Orak (Küçük Melek), Elif Sevinç (Küçük Nilay)
Ahmet Mümtaz Taylan Bayram Cevher
Ailenin başı. Becerikli, çok zengin bir madenci. Mudanya köyleri kökenli, hafif lehçeli, dediği dedik bildiğini okuyan tipik sert baba figürü. Heyecanlı, tutkulu, çapkın, aynı zamanda karısından çekinen, aile düzenine aşırı önem veren, evini de şirketlerini de mutlak bir hakimiyetle yöneten, çizginin dışına çıkan olunca köpüren , ailesi ile çatışmalar sertleşince kopma noktalarına gelmeden anında geri basan bir tip. Oğullarına aşırı düşkün, bunu onları kendisine körü körüne tabi etmeye çalışarak gösteriyor! Enerjik, sinirli, kolay parlayan ama kolay geri basan, hareketli ve girdiği yere anında hakim olan insanları avucuna alan, çok kızsa da elinden olmadan insanın sevdiği bir tip.
BİYOGRAFİSİ:
DOĞUM YERİ – YILI : Ankara / 12.09.1965
EĞİTİM DURUMU : Hacettepe Üniversitesi - Tiyatro
Seray Gözler Süheyla Cevher
Bayram’ın eşi. Kerim ve Hüseyin’in anneleri. Mudanya zenginlerinden bir ailenin kızı. Bir tek ablası hayatta. Lise mezunu ev kadını. Çok alımlı. Kendi serveti de var, ancak kocasına çok saygılı ve geleneksel bir eş rolünde. Bayram’dan çok çekiniyor ama canına tak ettiğinde veya çocukları söz konusu olduğunda tavır koyuyor. Hamarat, yemek vs. konusunda master derecesinde bilgili. Çekinmeden girer, yemek yapar. Hizmetçilere çok hakim. Telaşe memuru çok heyecanlı, duygulu, sulu göz, sürekli kaygılı ve yüreği ağzında bir hayatı var kocası yüzünden. Tatlı bir kadın. Kalbi altın gibi. Dindar. Arada gelinlere yetkilerini acımasızca kullanır her kayınvalide gibi ve kendi hükmetme alanına kimse burnunu sokamaz. Şık giyinir.
BİYOGRAFİSİ:
DOĞUM YERİ – YILI : Adana / 27.09.1961
EĞİTİM DURUMU : Mimar Sinan Üniversitesi - Tiyatro
Birkan Sokullu Kerim Cevher
Evin yakışıklı küçük prensi. Çok şımartılmış. Varlığın içine doğmuş, bilime meraklı, baba zoru ile Berlin’de maden mühendisliği okurken, birinci sınıf sonunda rotayı çevre mühendisliğine çevirmiş. Doğal hayat sever, masasını ve okumayı da çok sever, bilimsel alanda kariyer yapmaya kitaplar yazmaya odaklı. Bu tutkusuna engel olabilecek her şey sinirini bozuyor. 19. yüzyıl aristokrat adamları gibi yaşıyor. Aşk ilişkileri, teflon gibi üzerinden akıyor. Duygusal olarak derinlemesine bağlanmayı bilmiyor. Hülya ile anlaşmalı bir evlilik yapıyor ve ona duyduğu aşk ile öfke arasında gidip gelerek geçiyor yaşamı.
BİYOGRAFİSİ:
DOĞUM YERİ – YILI : İstanbul / 06.10.1985
EĞİTİM DURUMU : Maltepe Üniversitesi - Radyo - TV Programcılığı
Burcu Biricik Hülya Çamoğlu Cevher
Salih’in küçük kızı, Bayram’ın gelini, Kerim’in karısı. Kerim’e 8 yaşından beri aşık. Daha gençken yoksullukla bilenmiş, içi isyan ve öfke dolmuş. Hülya çok zengin ve yenilmez olmaya yemin etmiştir ve bu yolda ne gerekiyorsa yapacaktır. Çeşitli entrikalarla Kerim ile evlenmeyi başarır; ancak bu zoraki evlilik ona büyük acılar getirecektir. Çok zeki, çekici ve tehlikeli bir kadın. Kerim için nefes alır. Gözü kara bir aşk duyar kocasına.
BİYOGRAFİSİ:
DOĞUM YERİ – YILI : Antalya / 04.05.1989
EĞİTİM DURUMU : Ege Üniversitesi - Arkeoloji
Tayanç Ayaydın Hüseyin Cevher
Büyük oğul. Çok güvenilir, zeki, yakışıklı, duygusal zekası da gelişmiş iyi eğitim almış; hem sahada hem teoride bilgisi olan bir iş adamı. Babasının projesi. Küçük yaşlarda hiçbir taviz verilmeden iş alanında yetiştirilmiş, sorumluluk verilmiş. Kendi yaşamını hep ikinci planda tutmuş, ailenin ve şirketin çıkarları için yaşamış. Zeynep ile evli bir çocukları var.
Ecem Özkaya Melek Çamoğlu
Hülya’nın ablası. Kendisini tüm ailenin annesi yerine koymuş. Annesi hastaymış ve erken ölmüş. Hülya’nın hayallerini desteklemiş, ikinci planda kalsa da içinde tutkulu ve hayat dolu bir kadın var. Güzel, derinlikli, çok becerikli, duygulu bir kadın. Kırda küçük bir lokantası var.
BİYOGRAFİSİ:
DOĞUM YERİ – YILI : İstanbul / 25.06.1988
EĞİTİM DURUMU : Maltepe Üniversitesi - Radyo ve Televizyon
Pelin Öztekin Zeynep Cevher
Hüseyin’in karısı. Babasının ve Bayram’ın çıkarları gereği eve gelin gelmiş. Eski bakan kızı. Biraz balıketi imiş, doğumdan sonra iyice kilo almış. Yüzü çok güzel... Hüseyin’e görür görmez çok aşık olmuş. Özel bir kolej mezunu, liseyi bitirip evlendiği için okumamış. Erkek egemen kuralları olan bir hayata uyum göstermekte zorlanmamış, zamanla iş kadını olma merakı gelişiyor. Hülya’yı ölümüne kıskanıyor, gizli gizli onun gibi olmak istiyor... Haset, arkadan iş çeviren, kendisini her konuda yiyip bitiren yorucu bir kadın. Kocasının sevgisizliğini seziyor ve mutsuz. İyi bir anne. Geveze ve çok meraklı.
Olgun Toker Mahir
Filiz’in eski sevgilisi, Hülya’nın tüm işlerini halleden adam. Serseri görünüşlü, uyuşturucu işinden ufak tefek soyguna kadar bulaşmadığı kalmamış. Hülya ile tanışınca düzenli bir işe kavuşuyor. Öl dese ölecek pozisyonda adamı oluyor Hülya’nın. Bunun altında aldığı iyi paranın yanı sıra kıza duyduğu büyük mesleki hayranlık var. Çok enerjik ve becerikli olabiliyor, zaman zaman çöküyor ve içkiye gömüyor kendisini.
Almila Bağrıaçık Filiz
Kerim’in eski sevgilisi, Mehmet’in biyolojik annesi. Almancı, orta halli bir Türk ailenin çok güzel kızı. Rahat tavırlı, vurdumduymaz biraz içkici, biraz rocker bir kız olarak yaşamını sürdürürken Hülya’nın yaşamına girmesiyle hem paraya hem daha büyük beklentilere kavuşur. Yavaş yavaş elindekiler yetmeyecek ve Hülya’ya sattığı çocuğunu kullanarak bela olacak. Kötü bir anne, değerlerini kaybetmiş bir insan. Maddi isteklerinin esiri.
Deniz Altan Bade Cevher
Tam bir vahşi olarak eve geliyor. Giyimi, tavrı isyankar. Bayram suçluluk duyguları ile sonradan babalık etme derdinde şımarttıkça şımartıyor kızı. Bade de çok güzel istismar ediyor. Höt deyince susan ama bildiğini okuyan tam bir küçük serseri. Okulda dikiş tutturamıyor. Nereye gitse orayı karıştıran sorun çıkartan uyumsuz ama sevimli bir tip.
Sınavlarını başarıyla tamamlayan Zeynep, Hülya tarafından çok zor bir operasyon için görevlendirilir. Bayram, Süheyla ile gittikçe kötüye giden ilişkisini kurtarabilmek için oğullarından yardım alır ancak çabaları yine hüsranla sonuçlanır. Ardı ardına gelen güzel haberlerle rahat bir nefes alan Cevher Ailesi'ni son derece sarsıcı bir sürpriz beklemektedir.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2018.12.13 18:12 Blackwater_7 bir zamanlar yıkık olup hayatını düzene sokmuş olan var mı

öncelikle konunun törkiyle alakası yok diyebilirsiniz lakin bu sorun türk gençlerinin en büyük sorunlarından biridir diye düşünüyorum
özellikle internet aleminde takılan bir sürü insan bu "yıkıklık" şeysinden yakınıyor. ama hayatını da hiçbir şekilde düzene sokamıyor mal gibi gelip mal gibi gidiyor.

şimdi ben sizlerden yardım istiyorum beyler...hayat nasıl düzene sokulur? ulan üniye gidiyorum , öyle güzel bir kız var ki , melek ulan melek. Diyorum ki abi benim sevgilim olamaz mıydı bu ya. He hayat karı kız değil tabi onu biliyoruz , lakin melek gibi bir kadın her zaman erkeği onurlandırır , gururlandırır. kim ne derse desin aşk güzel şey.
Bunun üstüne derslerde başarısızlık var , fiziksel görünüş bok gibi , obez seviyesinde değilim ama bariz şekilde bi 10-12 kilo fazlam var. kiloyu geçiyosun vücut komple bitmiş aga, kambur duruyorum hep. göğüsler bile çıkmaya başlayacak biraz zorlasam. saçlar dökülüyor , diş bakımını nadiren yapıyorum vs vs... yıkık bir görünüş işte. bunlar sadece dış görünüş kısmıydı işin, ruhsal olarak da berbat durumdayım. üniye gidiyom tek tük konustugum 1-2 kişi dışında kimseyle konusmuyom gerekmedikçe. onlarla da samimi değilim zaten çok salak muhabbetler dönüyor. üni biticek nerdeyse ben hala bu durumdayım. İnsanların ne kadar sosyal olduguna bakıyorum, kızlarla konusan erkeklere bakıyorum , sevgili çiftlere bakıyorum , insanların akşam ne yapacakları planını tartıştıklarını , nereye gitsek acaba konustuklarını duyuyorum ve çıldırıyorum amına koyim ya. Her gün eve sırf bu olayları yaşadığım için depresif şekilde geliyorum. Suicidal oldum resmen ölmeyi istiyorum amk. derslere odaklanamıyorum. hayatım böyle boktan bir haldeyken anasını sikerim diyor insan. yaşayanınız var mı bilmiyorum ama çok kötü bi durum gerçekten. hiçbir şeye odaklanmıyorsun depresyonda oldugun zaman. bugün aklımdan kendime zarar vermek bile geçti. hani alay ederdik ya kendini jiletleyenlerle falan , şimdi onları anlıyorum amk. adamlar kendilerinden nefret ediyor , o kadar ki kendilerinin cezalandırılması gerektiğini düşünüyor , bu yüzden kendilerini doğruyorlar. yani ben böyle düşünüyorum , eğer onlar başka sebepten yapıyorsa bişey demiyom o zaman.
gününü nasıl geçiriyosun dersen üni çıkışı koşarak eve geliyorum , açıyorum porno izliyorum , porno indiriyorum (arşiv var baya büyüdü şu an) oyun oynuyorum zevk almadığım halde , film izliyorum , yine zevk almadığım halde. redditteki postlara bakıyorum. instagrama giriyorum. hani mobilden aşağı doğru kaydırınca "tüm postları gördünüz" yazıyor ya , işte onu görmeme rağmen aşağı inmeye devam ediyorum. böyle bi yıkıklık benimki. Ha sonra noluyor , bi bakıyorum saat gece olmuş. hadi uyu , kalk , sabah tekrar okula git bomboş ve isteksiz şekilde. kimseyle konuşma , insanların mutlu hayatını gör tekrar depresif ol "yaşamadığın" hayat için. yıllardır böyle yaşıyorum abi bıktım artık. Hayatıma çeki düzen vermek istiyorum. İnsanlar tarafından saygı gören biri olmak istiyorum , bi kız bana çıkma teklifi etsin istiyorum benimle ilgili hayal kursun istiyorum amları ıslansın istiyorum ulan. Tipim de kötü değil ha aslında. valla bak, görünüş olarak benim sorunum vücutta.

şimdi ne önerirsiniz bana beyler , yaş olarak bi en azından 20+ tavsiyeler gelirse çok makbule geçer. her yer bitti tek olgun platform burası kaldı taşak geçmemenizi rica ediyorum yurttaşlarım.
submitted by Blackwater_7 to TurkeyJerky [link] [comments]


2018.10.25 13:37 mufurili Türkçe Altyazılı Porno

Porno izlemek, yani başka insanların sikiş yapmasını izlemek çok uzun zamandır insanların ilgi odağı olmayı başarmıştır Hatta öyle ki, günümüzde bu durum bir sektör halini almış ve bu işi profesyonel bir şekilde yapan şirketler kurulmuştur. Ancak, küçük bir ayrıntı vardır: Bu şirketlerin büyük çoğunluğu ABD veya diğer yabancı ülkelere aittir. Yani yapılan porno filmler İngilizce veya diğer dillerdedir. bu sebeple çoğu zaman izlerken konuşmalardan hiçbir şey anlamazsınız Bunun için size bir çözüm önerimiz var: Türkçe Altyazılı Porno izle! Esmer seviyorsan Esmer Porno izle, sarışın seviyorsan Sarışın porno izle. Mutlaka bu videolar Türkçe altyazılı porno olsun. Çünkü, anladığınız şeyi seyretmek sizi çok daha fazla azdıracaktır. Bir erkeğin bebek gibi hatunu sikmeden önce nasıl tavladığı, onunla neler konuştuğu ve nasıl sohbet ettiğini öğren ve esaslı sikiş nasıl yapılır gör. Bebek gibi hatunları kaldıran adamlar ne diyor da kızlar hemen yatağına giriyor, bu gerçekten merak konusu.
Sikiş izlemek çok keyifli bir şey olduğu gibi, kimin kiminle ilişkiye girdiği de önemlidir. Çünkü, üvey annesini siken, kız kardeşini siken ya da üvey kızını siken erkekler bazılarınıza çok zevk verebilir. İşte bu yüzden sizin için bir sektör var. Bu videoları izlemek için durma, Ensest Porno izleve mükemmel boşalma keyfi yaşa. Bazı kızlar o kadar azgın ki, sikiş yapmak için fırsat kolluyorlar. Bu seksi çıtırlar üvey abisini etkiliyor ve kendilerine çaktırmak istiyor. Bazı abiler ise ateşli buldukları üvey kız kardeşlerinin açıklarını kolluyor ve en ufak bir yanlışlarında ebeveynlerine şikayet etmek için tehdit ediyor. Aile içi porno yapmak için üvey kız kardeşlerini bir güzel sikiyor. Bazı babalar da karılarından sıkılıp üvey kızını sikiyor. Hatta öyle ki, bu küçük orospular bu işten zevk alıyor. Çünkü, olgun yarrak yemeyi seviyorlar. Bazı elemanlar da olgun üvey annelerinin babalarına karşı yamuk yaptıklarını yakalıyor. İşte böyle bir durumda da olgun sürtükler sikişten kaçamıyor ve evlatlar üvey anne porno yapmaya başlıyor. Milf orospuları sikerek doyuruyorlar.
Bir de tabi ki, unutulmaz Gülhane Parkı maceracıları hatunlar var. Baskıcı ailelerinden ve toplumdan sıvışan azmış kızlarımızın en ateşli videolarını sevdiğinizi biliyoruz. İmam Hatipli Rümeysaların, seksi Arapların, kara çarşafa bürünen mükemmel fizikli çekici çıtırların sizi zevklendirdiğini çok ama çok iyi biliyoruz. Muhafazakar geçinen dindar Türbanlı Porno izleorospularının en seçilmiş, en güzel ve en nadide eserlerini sizin için bir araya getiriyoruz. Hatta bu sürtüklerin bazıları kendilerini kocalarına sakladığı için hiç önden sikiş yapmıyor, sadece götten sikiş. Azgınlıktan sikiş yapmayı bırakamayan kapalı sürtüklerin anal porno sevdasını sakın kaçırmayın. Arab Exposed hatunları sizi azdırıyor ve mükemmel mastürbasyon, yani 31 keyfi yaşatıyorsa, sakın durmayın, mutlaka bir türbanlı sikiş izleyin. Kaliteli boşalmak sizin en doğal hakkınız. Çünkü, internete para ödüyorsunuz.
submitted by mufurili to blogposts [link] [comments]


2015.02.22 17:52 biseksuel Erzurum’da Eşcinsel olmak!

Bir arkadaşımdan, “Erzurum’da eşcinsel kafe açılmış” haberini aldıktan sonra şaşkınlıkla karışık bir sürü soru sormaya başladım. Başka bir şehirde olsa böyle şaşırmaz, üzerinde durmazdım bile. Ama burası muhafakarlığıyla bilinen sağ görüşlü bir şehir. Ülkenin diğer yerlerinden gelen heteroseksüel öğrencilerin birçoğu bile buraya uyum sağlamakta zorlanırken eşcinsellerin varoluşlarını kabulendirmeleri, bunu göstermeleri bile sıkıntı yaratabilecek bir durum. Hal böyleyken “kendileri” için kafe açmaları hem şaşılacak hem de cesur sayılacak bir hareket. Araştıdıkça bu kafenin aslında göz önünde olan bir semtte ama iyi gizlenmiş bir yerde olduğunu öğreniyorum. Buranın homofobik heteroseksüeller tarafından duyulması, bilinmesi fikri biraz ürkütüyor onları. Konuyu deştikçe burada bir eşcinsel parti bile verdiklerini duyuyorum. Partiyi düzenleyen eşcinsel Nazlı ile böyle tanışıyoruz. Röpörtaj teklifimi bir “güven buluşması”ndan sonra kabul ediyor. Yüzünün ve adının gizli kalması konusunda çok hassas.
“Eşcinselliğimden utanmıyorum, çekinmiyorum. Bunu Erzurum’da kaldığım süre boyunca hiç gizlemedim. Her türlü dışlanmaya, horg görülmeye, hakarete ve şiddete rağmen kendimi saklama ihtiyacı duymadım. Burası eşcinseller için zor bir şehir. Erzurum’da eşcinsel olup bunu gizlememek rüzgara rüzgara karşı yürümek gibi bir şey. Ama diğerleri gibi bir maske takıp erkekmiş gibi davranmadım. Çünkü hissetiğin bisindir,bunu değiştiremezsin. Ben eşcinsel bir crossdresser olarak para kazanıyorum.Yüzümün,adımın,adresimin gizli kalması benim için bu yüzden önemli. Korku değil bu, sadece tedbir!” diyor bana ve ben de bunu kabul edip, hikayesini dinlemeye başlıyorum. Nazlı, eşcinsel bir crossdresser. Fotoğraflarda gördüğüm siyah peruklu, topuklu ayakkabı giymiş, üzerinde seksi kıyafetleriyle poz veren bu crossdresseri erkek.. Haliyle, “Acaba,”tanıyabilecek miyim?” diye düşünüyorum buluşmaya giderken. Her geç kaldığı dakikada merakım daha da artıyor. 1 saatlik meraklı bekleyişimin ardından “merhaba” diye narin ellerini uzatıyor bana. Tanımaktan çok da güçlük çok da farklı değil. Hal ve tavır olarak tam benimkinden daha kadınsı. Konuşma sırasında kısacık saçlarını zarif el hareketleriyle düzeltiyor sürekli. Her seferinde korkusuz olduğundan bahsediyor. Bu durumunun çok da anormal olmadığını, büyütecek bir şeyin olmadığını söylüyor. Muhafazakar bir şehirde olmasına rağmen oldukça cesur. Bana yaşadığı ilişkilerden bahsediyor. Hayatının adamından, sonunun nasıl hüsranla bittiğinden, erkeklere artık güvenemediğinden…Uzun sayılabilecek bir erkek dedikodusundan sonra röpörtaja geçiyoruz
Crossdressliği anlatır mısın, bilmeyenler için?
“Crossdress” kadın kıyafetleri, iç çamaşırları, ayakkabıları giymekten hoşlanan erkekler için kullanılan bir tabir. Bu aslında kadınlar için de geçerli. Erkek gibi giyinen, erkek gibi davranan ve bundan mutluluk duyan kadınlar için de kullanılır ama erkek örnekleri çok fazla olduğu için kadın kiyafeti giyen erkeklerle biraz özdeşleşmiş durum şu anda.
Ne Zaman kadın kıyafetleri giymeye başladın? 13-14 yaşlarımda başladım diye hatırlıyorum. Ablamın kıyafetlerini gizli gizli giyerdim.
Sen bir eşcinsel cd’sin. Kadın dürtüsünü ilk ne zaman hissetin peki?
Bu zaten doğuştan gelen bir his. Sen nasıl bir kadın doğdun, kendini doğuştan böyle hissediyorsun, ben de kendimi hep kadın hissetim. Ama 11 yaşımda tamam dedim. Ben bir eşcinselim. Bunu zaten hep hissediyordum ama ilk o zaman bunu kendime itiraf etmiş ve bullanmıştım.
Ailenin tepkisi nasıl oldu peki?
İlk önce şok oldular. Çünkü ben o zamanlar gizleyebiliyordum bunu. Daha sonra benim için sancılı dönemler başladı. Ailem kabullenemedi.Değişeceksin, “normale” döneceksin diye baskılar arttı. Psikologa gönderildim. Bu bir hastalık, tedavi olmalısın dediler. Bunun değişmeyeceğinden adım gibi emindim ama karşı çıkmadım, gittim. Doktorla epey kunuştum. Seansları kaçırmadım. Doktor da aileme bu durumun hastalık olmadığını, doğuştan geln bir kadın olma hissi olduğunu ve bunun değiştirilmeyeceğini söyledi.
Sonra?
Sonrasında son çare olarak beni evlendirmeye karar verdiler. Belki o zaman “düzelirim” diye ama anlamadıkları şey ben zaten normaldim. Bu olabilecek bir şey. Sadece farklı bir bedende doğdum, hepsi bu. Ben gene değişmeyeceğimden adım gibi emin olmama rağmen onların dediğini yaptım, evlendim. Yaklaşık 1 yıl sürdü. Eşimle bir evin içinde iki yakın kız arkadaş gibiydik. Ona eşcinsel olduğumu söyledim. Terk etmedi beni çünkü kendince sebepleri vardı, kaldı benimle. Bunu kabulendi ve iki arkadaş gibi yaşadık, o bir yıl içerisinde. Sonrasında zaten bitirme kararı aldık. Ne zamana kadar sürecekti ki bu durum zaten.
Ailenin baskıları devam etti mi peki?
Doktora gittim, evlendim. Durum değişmedi. Onlar da anladılar artık değişmeyeceğimi. Ben buyum, böyleyim. Bu halimle mutluyum. Sonra kabullendiler beni. Baskıları da tüm bunlardan sonra son buldu.
Tamamıyla kadın gibi hisedip, erkek bedeninde yaşamak zor değil mi senin için? Cinsiyet değiştirmeyi düşündün mü?
Bu tabii ki zor. Ben bir kadın gibi hisediyorsam öyle de görünmeliyim. Etek giymeli, saçımı uzatmalı, makyaj yapmalı ve topuklu ayakkabı giymeliyim. Seviyorum böyle olmayı. Ama yanlış bir bedende doğdum. Bir karışıklık oldu sanırım (gülüyor). Ve tabii ki ileride cinsiyet değiştirmeyi düşünüyorum. Zaten hormon tedavisi görüyorum şuan. Okulumun bitmesini bekliyorum,cinsiyet değiştirmek için.
Crossdreser olmaya nasıl karar verdin?
Tüm bunlardan sonra İstanbul’a gittim. 19 yaşındaydım. Orada benim gibi arkadaşlarım oldu, crossdreserdi çoğu… Ben de o zaman karar verdim. ve cd oldum. 3 senedir devam ediyorum. Ama ailemin haberi yok tabi bundan.
Memnun musun peki?
İş başvurularında bulunuyorum sürekli ama eşcinsel olduğum için kimse beni işe almak istemiyor. Crossdresserliğa devam ediyorum bu nedenle. Hem memnunum bu durumdan, hem hissetiğim gibi kadın oluyorum, hem de para kazanıyorum. Gayet hoş bir durum bence şikayetçi değilim
Sonrasında Erzurum’a geldin. Muhafazakarlığıyla bilinen bir şehir… Bu seni tedirgin etmedi mi?
Etmez olur mu? Etti tabi. Ne yaparım orada, nasıl yaşarım diye birçok kez düşündüm. Hem eşcinselim hem de crossdreser… Çalışabilir miyim diye birçok kez düşündüm. Bu düşüncelerle de geldim sonuçta buraya.
Nasıl problemlerle karşılaştın?
Öncelikle insanların garip bakışlarına maruz kaldım. Çok fazla sözlü tacize uğradım. ve hala da uğruyorum. Fiziksel şiddete de uğradım. Arkadaşımla yürüyüşe çıktığımız bir akşam saldırıya uğradık, sırf eşcinseliz diye. Karakolluk olduk. Şikayetçi oldum ama sonra başım ağrımasın diye şikayetimi geri aldım.
Bırakıp gitmeyi düşünmedin mi?
Düşündüm. Gitmek istediğim zamanlar çok oldu. Ama burada, okuyorum sonuçta. Alışmaya çalıştım. Duymamazlıktan geliyorum artık. Eskisi gibi bu durumu çok problem de etmiyorum. Korkmuyorum artık. Çünkü ben buyum, böyleyim. Kendimi gizlemiyorum da. Her şey ortada, ben bir eşcinselim. Bunun nesini saklayacağım. Allah’ın bildiğini kuldan saklamak saçmalık.
Bana, sataşanlara cazgır yüzümü gösterince geri çekiliyorlar. Hem bu niye bu kadar abartılacak bir hal alıyor anlamıyorum. Bu normal bir şey. Bunun problem edilmesi çok saçma. Erzurum’da er ya da geç ben ve benim gibileri kabul edecek, etmek zorunda. Her şey değişiyor, Erzurum’da değişip normalleşmeli kanımca.
Müşterilerinin içerisinde Erzurumlular var mı?
Var tabi canım. Ohooo.. Ben ve benim gibilerin ayıplayanlar, asarız keseriz diye ortalıkta “erkeklik” yapanlar akşam bana geliyor. İçlerinde gizli eşcinsel olanlar da var, biseksüel (her iki cinse ilgi duyan kimse) olanlar da… Ve hepsi bekar da değil üstelik. Evli ve çocuklu olanlar da geliyor.
Müşterilerinin bir steretopisi var mı?
Ya öyle belli bir kesim yok aslında. Öğrenci var, çalışan var, evli-bekar olanlar var. Genç-yaşlı, olgun olanlar da var. Çok değişiyor o ya… Ama yüzde 50 buranın yabancıları yani öğrenci kesimi diğer yüzde 50 ise buralı olanlardan oluşuyor.
Korkmuyor musun peki? Evine yabancı birini alıyorsun tanımadan, bilmeden… Tedirgin olduğum zamanlar oluyor. Çokça hem de… İstanbul veya İzmir olsa hiç korkmam, hiç tereddüt etmem. Paramı almadığım taktirde kıyametleri koparırım. Ama burası biraz farklı… Tepkilerini kestiremediğim için alttan alıyorum hep. Zaten öyle herkesi kabul etmiyorum. Çok seçici davranıyorum bu konuda.
Erzurum’da benim bildiğim bir tek sen değilsin, başka crossdresserlar da var. Bu iş sistemli bir şekilde mi yürüyor yoksa hepiniz bağımsız mısınız birbirinizden?
Var ama benim onlarla pek bir arkadaşlık ilişkim yok. Sadece cd siteleri var, oraya profilinizi ekliyorsunuz bu kadar. Sistemli bir şekilde yürümüyor buradaki işler ya da en azından kendi adıma konuşacak olursam… Kimseye güvenemiyorum. Hele ki bizim işimizde güvenmek çok zor. Ortalık anında karışabiliyor dedikdularla. Ben, uzak durmayı tercih ediyorum. Yalnız yaşamayı seviyorum.
Erzurum’da eşcinsel parti verdin. Bu bir ilk! Biraz anlatır msın bana partiyi?
Biz, etkinliği oluşturduğumuzda 400’e yakın kişi geleceğini söyledi. Ama gerçekte 42 kişilik bir parti oldu. Bu sayı, Erzurum için gayet iyi ama katılımın daha çok olmasını beklerdim ben.
Eşcinsellerle ilgili herhangi bir etkinlik daha yaptınız Erzurum’da?
Eşcinsel ölümlerini protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenlemek istedim. Bir eşcinsel yürüyüşü… Tabii pek destek veren olmadı. Emniyet zaten izin vermedi. Bizden hoşlanmadıkları için mi yoksa olay çıkar, bize saldırırlar diye mi bilmiyorum. Ama her iki durumda da hoş olmayan şeyler var. Homofobik söylemler ve davranışlar bitsin istiyoruz artık. O yürüyüşün yapılması halinde polisin bizi koruması, güvenliğimiz sağlaması gerekirdi zaten. İzin verilmedi, ben de daha sonra vazgeçtim zaten.
Bu veya buna benzer başka şeyler yapmak istiyor musunuz burada?
Eşcinseller Derneği açmak istiyorum. Bence, böyle bir dernek bu şehir için gerekli. Diğer şehirlerden gelen eşcinsel öğrenciler kendilerini burada sır gibi saklamak zorunda kalıyorlar. Oysaki üniversite yılları bir insanın en özgür olduğu yıllardır, öyle olmalı en azından. Ben eşcinseliğimi lise yıllarında gizliyordum ama şuan üniversitedeyim. Muhafazakar bir şehirde de olsam bunu gizlemiyorum. İnsanların da, baskı ve korku altında yaşamalarını istemiyorum. Hiç değilse kendilerini güvende hissedebilecek, kendileri gibi olan bir insan topluluğunda bulunsunlar istiyorum. Öğrenciler dışında Erzurum’da da eşcinsel sayısı sandığınızdan daha fazla.
Aile ve toplum baskısından korkarak evleniyor bir de çocuk yapıyorlar. Eşcinsel dürtülerini hep bastırıyor ya da gizli tutuyorlar. Onların da rahat etmesini, kendilerini anlayabilecek insanların olduğu bir yerde, haftada birkaç kez de olsa özgür ve maskesiz yaşamalarını istiyorum. Bu nedenle böyle bir dernek açma fikrim var.
Son olarak sana hayalini sorsam….
Benim hayalim… Tek istediğim okul bittikten sonra Hollanda’ya yerleşip orada evlenmek. Bir ara ülkemizde de bu durum konuşuldu ama çok kesim buna karşı çıktı. İnsanlar neden başkalarının hayatına bu kadar müadahale etmeyi seviyor, kendilerinde bu hakkı nasıl bulabiliyorlar aklım almıyor. Tek bir hayatımız var yaşayacağımız,bıraksınlar da herkes istediği gibi yaşasın. Baskı, yasak ve şiddetle hiçbir şey çözüme kavuşturulamaz. Geyler,lezbiyenler,translar,biseksüeller ve heteroseksüeller…Biz hepimiz başka bir renk, başka hayatlarız. Toplum olarak bunu kabullendiğimiz zaman gökkuşağı renkleri yan yana tamamlanmış olacak. Güzel bir gökyüzünün altında beraber yaşayabiliriz.
FATMA SARIKAYA Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Erzurum’da Eşcinsellik: Rüzgara Karşı Yürümek Atatürk İletişim Gazetesi, Sayı:78, Sayfa:6, 6 Haziran 2014
Aydın Doğan vakfı tarafından düzenlenen öğrencilerin, fakültelerinin eğitim amacıyla o yıl yayımladığı uygulama gazete ve dergileri ile diğer medya organlarında yayınlanan çalışmaları ile ilgili röpörtaj dalında ikinci olmuştur.
Gerekçe: Anadolu’nun ortasında bir kentte sessiz sedasız açılan eşcinsel kafenin kurulma hikâyesi ve oradaki yaşamı aktarıyor.
submitted by biseksuel to biseksueller [link] [comments]


2015.01.09 07:25 lgbtifm LGBTİ FM Bir Röportaj: Doğuda Eşcinsel Olmak

Beni en çok heyecanlandıran birinin hayatını öğrenmeyle birlikte LGBTİ FM in ilk röportajı olmasıydı. O kadar sıcak samimi, duygusal ve enerjik bir sohbet geçirdik ki buraya kelimelerle aktarmam mümkün değil. Yazılan kısım röportaj için yapılan görüntülü görüşmeden belki çok azı o kadar değerli ve kıymetli ve aynı zamanda doğruluk payı yüksek şeyler söyledi anlatamam. Fakat özetlemeye toplamaya çalışıp okunur hale getirmeye çalıştık. Umarım beğenirsiniz…
  1. Kendinizden biraz bahsedebilir misiniz? Ben 1990 Erzurum merkezde doğdum. Doğduğum gün adımın konmasıyla birlikte aslında bana başka bir şey de konmuştu o da diğerlerinden farklı bir his olan eşcinsellik. Liseyi bitirdim ne çok başarısız nede çok başarılı bir öğrenciydim. Üniversiteyi ilk girişte kazanamadım. Bende çalışmak istedim. Şimdilerde tekrardan üniversite sınavına hazırlanıyorum. Bir abim birde kız kardeşim var. Annem hep susar olaylara karşı, babamda aslında çok karışmaz etliye sütlüye ama abim çok diktatördür. Kız kardeşim her şeyden ve herkes den daha kıymetlimdir. Beni anladığını, hissettiğini anlıyor ve düşünüyorum.
  2. Daha önce Erzurum Dışına çıktınız mı? Aslında tam anlamıyla hayır. Şöyle ki bir amcam var hem maddiyat hem de eğitim düzeyi olarak bizim aileden daha yüksek kısımda. Onunla iki yaz boyunca Ege bölgesine ve Karadeniz’e gitme fırsatım oldu. Ama eşcinsellerin ne yaşam şekillerini tam gördüm nede aile yapılarını ama insanlarının üzerinden eğer değerlendirir isek Ege bölgesi kısmı daha açık ve medeni duruyor bu konuda. Tabi insanların yaşam kaliteleri ve eğitim durumları bu olayı etkiliyor.
  3. Anladığım kadarıyla Doğu’da eşcinsel olmak zor? Zor da laf mı? İnsan dostluk amaçlı dahi olsa biriyle buluşup görüşmeyi en az üç kez düşünüyor. Acaba dürüst mü? Güvenilir mi? Başka amaçları olabilir mi? Kaç arkadaşımdan duydum sırf rezil olması için aşırı bağnaz dinciler buluşma perdesi altında eşcinselleri davet edip arkasından ya kalabalık bir meydanda rezil edip yada darp ile sonuçlanan çirkin olaylarla eşcinselleri dışlıyor daha da kötüsü öldürmek istiyor. Ayrıca insanların giyim, kuşam vb. her şeyini topluma göre düzenlemek zorunda neredeyse. Misal uzun saçlı veya küpeliysen mutlaka ya laf yersin yada garip bakışlar eşliğinde sokakta arzı endam edersin. Ama yine de Erzurum diğer Doğu illerine göre daha modern.
  4. Yaşadığınız veya şahit olduğunuz olumsuz bir olay var mı? Bizzat yaşadığım bir olay var. Bir chat sitesinden tanıştığımız beğendiğim biri oldu. Hoş o kişi ilk ve sondu. Neyse Erzurum’un meşhur bir meydanı vardır. Orada buluştuk. Konuştuk, anlaştık amacım ilk buluşmada sıcak bir dostlukta asla aklımdan ve aklımızdan sex geçmiyordu. En azından beni evine götürmek için öyle görünüyormuş. Evine gittim film izlemeye bir şeyler yiyip içmeye başladık. Bir yandan titriyor bir yandan da soğuk soğuk terliyordum. Korkudan değil karşımdakine güveniyor ve heyecanlanıyordum. Masum bir öpücük istedi. Sonra devam etmek istedi fakat daha 16 yaşımın sonlarına doğru bir çocuk gibi istemediğimi bildirsem de beni zorla pasif ilişkiye zorladı. Duyduğum küfürler, vücuduma aldığım darplar hem korkudan hem de sinirsel bir şekilde vücudumda titremelere ve göz yaşına dönüşüyordu. Bildiğim tek şey Doğunun cinsel açlıkla asla ama asla insani şeyler yapamayacağı o saatlerden hatırladığım tek şey acı! İlk ve son ilişkim bir tecavüz vakasıydı. Sonra o evden nasıl çıktım evime nasıl vardım hatırlamıyorum ama hafta sonu boyunca odamdan çıkmadım. Bedenim ağrıyordu ama ruhum daha çok acı çekiyordu. Size okuması ve dinlemesi kolay gelse de, yaşadıklarım belki bir veya iki saate gerçekleşse de benim için bir ömür boyu. İşte yaşadığım Doğunun cinsel açlığından kaynaklanan olumsuz bir olay.
  5. Bu kötü olaydan sonra eşcinsellikten soğudunuz mu? Bu bir renk, zevk yada bir arzu değil ki soğuyasın. Bu bir duygu siz gülmekten soğuya bilir misiniz? veya aşık olmaktan? Eşcinsellik ne kadar ağır travmalar atlatılsa da bir yaşam şekli değil ki değişsin. İnsanın ruhu veya özü. Yani soğumadım ama kendimi soyutladım.
  6. Eşcinseller böyle daha sayısız olay ve travmalar atlatmakta peki ne yapmalılar? Bence öncelikle mutlaka ama mutlaka uzun uzun gerek internetten gerekse topluma açık bir alanda konuşmaları ailelerden, yaşam şekillerinde, hatta ve hatta eğitim durumlarından konuşmalı ve bireyler uzun konuşmalardan sonra yalnız kalmayı seçmeliler ki bu tür istenmeyen olaylar yaşanmasın ama bu dediğimi yapan neredeyse hiç çünkü affedersiniz ama herkes şeyinin derdinde. Yani şikayet etse ailesi öğrenecek etmese içinde dert kalacak, psikolojisi bozulacak ama unuttuğu şey ikisi de kendi elinde eğer doğru dürüst tanır ve yalnız kalırsa bu olaylar yaşanmaz.
  7. Eşcinseller niçin toplumdan dışlanıyor? Açık değil mi? Hepsi birer yatak hastası gibi toplumda dolaşıyor. Siz olsanız çocuğunuzun gelişme aşamasında yatak delisi, tuhaf giyinmiş insanlıktan uzak hareketlerle dolaşan kişilerin önünde büyümesine izin verir misiniz? Sakın sözlerim yanlış anlaşılmasını şunu kastediyorum. Toplumun belirlediği şekilde giyinmeye, konuşmaya hatta koyduğu kurallara uzak davrana bilirsiniz. Ama başkalarının yaşam şekillerine, özgürlüklerine ve özellikle aile yapılarına dokunmadan zarar vermeden. Bir iki eşcinsel bir araya geldi mi hemen sokakta ki tüm erkekleri süzüp bir de sesli bir şekilde dile getiriyorlar bu yanlış tıpkı kızlara laf atan diğer erkeklerin yaptığı gibi. Yani toplumla birlikte eşcinseller kendilerini de dışlanacak şekilde reklam ediyorlar.
  8. Gerek kurduğunuz cümlelere gerekse yaşınızdan daha olgun ve tutarlı oluşunuz ve açıkçası yaşadıklarınızdan sonra bu şekilde dik bir biçimde kalmanız nasıl oluyor? İnsanın yazı dilini, konuşma dilini ve dahasını ne yaşadığı çevre nede imkanları belirle kişinin ta kendisi belirler. Eğer az imkânın varsa bu imkânı maksimummuş gibi kendinize moral depolayıp sonuna kadar doğru kullanıp kendinizi geliştirmek zorundasınız. Eğer birinin interneti varsa onun her şeyi var demektir. Bu internette kişi nasıl zaman geçirdiğine bağlıdır. Eğer siz pornografik zaman geçirirseniz bu imkanla değil kişiyle ilgilidir.
  9. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? Öncelikle başarılarınız devamını dilerim. Güler yüzünüz, cesaretiniz ve en önemlisi insanlığınız beni şaşırttı. Yaşıtlarınız başka işler peşindeyken siz düşünceleriniz, doğru olan eşcinsel düşüncelerini doğru şekilde yansıtmak için uğraş içindesiniz. Umarım uzun soluklu olur.
Not: Dördüncü soruyu yanıtlarken göz yaşlarının akması beni o kadar etkiledi ki keşke soruyu sormasaydım dedim. kesmek ve o anı yaşatmamak için araya girdiysem de kurduğu cümle beni daha da etkiledi “ senin bu soruyu sormaman veya bu anı durdurman beni oradan kurtarmayacak. Lekesi ve içimde duran onun öfke çocuğu hemen hemen her gün dokuz ayı tamamlayıp içimde doğuyor. Bırak anlatayım belki seks delilerine örnek teşkil eder” .
Bu röportaj LGBTİ.FM adına "sanatkedisi Burak DİKİLİTAŞ" tarafından yapılmıştır. Kendi isteği üzerine ismi gizli tutulmaktadır. "M.A.D"
submitted by lgbtifm to lgbtifm [link] [comments]


Erim'in olgun sevgilisi - Yasak Elma 63. Bölüm - YouTube Taner Olgun - Kız Nazlıca Nerdesin - YouTube Muhteşem Türbanlı Kadınlar ( Hiç Bir Yerde Görmedikleriniz ... Otobuste kız veriyor 😍 +18 - YouTube Olgun kadının cesareti - YouTube güzel ve dolgun kalçalı kadınlar - YouTube Kankan ve Seksi Kız arkadaşı :) - YouTube Seksi ve dolgun kalçalı kız #periscope - YouTube Olgun Kadın Genç adamla Sevişti(Abone Olmayı Unutmayın ... Mutfakta Taytlı Kadın - YouTube

Olgun erkeklerin genç kız merakı var mıdır? - KizlarSoruyor

  1. Erim'in olgun sevgilisi - Yasak Elma 63. Bölüm - YouTube
  2. Taner Olgun - Kız Nazlıca Nerdesin - YouTube
  3. Muhteşem Türbanlı Kadınlar ( Hiç Bir Yerde Görmedikleriniz ...
  4. Otobuste kız veriyor 😍 +18 - YouTube
  5. Olgun kadının cesareti - YouTube
  6. güzel ve dolgun kalçalı kadınlar - YouTube
  7. Kankan ve Seksi Kız arkadaşı :) - YouTube
  8. Seksi ve dolgun kalçalı kız #periscope - YouTube
  9. Olgun Kadın Genç adamla Sevişti(Abone Olmayı Unutmayın ...
  10. Mutfakta Taytlı Kadın - YouTube

Taner Olgun Resmi Youtube Hesabıdır Erim, Yıldız'a açılması üzerine eve kız arkadaşını getirir. Ancak ev halkından pek de beklediği tepkiyi alamaz. Yasak Elma Resmi YouTube Kanalı: https://goo.... Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Diğer tayt modelleri için lütfen kanala abone olun. #sevişme #sex Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Geniş, büyük veya iri kalçalı kadınlar göze daha mı çok hitap ediyor? Geniş kalçalar aynı zamanda en güzel kalça tarzıdır diyebilir miyiz Tamamı: https://tur... Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube.